Titler türkçesi Titler nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Bir filmin yazılarının film üzerine basılmasını sağlayan aygıt.
  • Başlık basma makinesi.
  • Yazıcı aygıt.

Titler ingilizcede ne demek, Titler nerede nasıl kullanılır?

Title area for autolayouts : Otomatik düzen başlık alanı.

Title background : Tanıtma yazısı dipliği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tanıtma yazısının altında yer alan diplik.

Title bar : Bir uygulama penceresinin üzerinde bulunan uygulamanın adını içeren hat veya çizgi. Başlık çubuğu.

Title bench : Yazılama masası. Bir filmin yazılarının alıcıyla saptanmasında kullanılan özel yapıdaki masa. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Title card : Yazı kartonu. Üzerine yazı yazılan karton. (televizyonda ölçün yazı kartonu 25,5 x 30,5 cm boyutundadır). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Title format : Başlık biçimi.

Title master : Asıl başlık.

Title cord : Kitap adı fişi. Kitap adına göre düzenlenen fiş.

Title deed : Tapu senedi. Tapu. Bir taşınmazın iyeliğinin, kimin olduğunu kanıtlamaya yarayan, iyeliğin sağladığı yetkileri kullanmaya olanak veren, tüzel bir değeri olan belge. Senet. Durağan değerler yapı ve toprak için iyelerine verilen belge. Tapu belgesi.

Title match : (boksta) unvan maçı. (boksta) ünvan maçı.

 

İngilizce Titler Türkçe anlamı, Titler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Titler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Header : Bağ. Bağ taşı. Üstlük. Balıklama dalış. Besleyici kafası. Bağlantı taşı. Bağlantı. Başak kesme makinesi. Başlık. Kafa atma.

Printer device : Yazıcı aygıtı.

Titre : Kertelemek. Titre. Titre etme. Kıkırdama. Bir solüsyondaki reksiyonun tamamlanması için gereken madde miktarı (kimya). Titre etmek.

Concentration : Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu. Bir araya getirme. Derişme. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Fizik, kimya, uzay, iktisat, nükleer enerji, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. Derişiklik. Radyoaktif artıkların buharlaştırma, çöktürme ve külleştirme işlemleriyle, hacimce küçültülmesi. Hacim küçültme. Konsantrasyon.

Recorder : Yazıcı. Ses kayıt cihazı. Sayaç. Sonuç yazmanı. Kayıt memuru. Flavta (müzik terimi). Kayıt aygıtı. Blokflüt. Sicil memuru. Yargıç.

Rubric : Gazetede kırmızı başlık. Kırmızı harfler. Yön. Bellik. Kırmızı renkte veya özel tipte basılmış başlık. Kırmızı renk. Kural. Yasa tasarısı başlığı. Kırmızı harflerle yazılmış. Bölüm.

Head : Başında olmak. Kullanmak. Kafa. Baş. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. Yollanmak. Baş ile ilgili. Kelle. Baştaki.

 

Heading : Kafa vuruşu. Başlık (yazıda). Manşet. Yeraltı geçidi. Galeri. Başlık. Baş. Baş kısım. Başı çekme. Lağım sürme.

Titler synonyms : statute title, title printer, title printing machine.

Titler zıt anlamlı kelimeler, Titler kelime anlamı

Unresentful : Kindar olmayan. Küskün olmayan. Kin gütmeyen. Kırgın olmayan. Kızgın olmayan.

Here : Hey. Burayı. İşte. Bu çekitte. Burası. Burada. Burda. Buraya. Bunda.

Titler ingilizce tanımı, definition of Titler

Titler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A large truncated cone of refined sugar.