Titular türkçesi Titular nedir

  • Adı var kendisi yok.
  • Sadece unvanı olan.
  • Ünvandan ibaret olan.
  • Yalnızca ünvanı olan kimse.
  • İsmi var cismi yok.
  • Lakaba ait.
  • Yalnız unvandan ibaret.
  • Hak olarak elde tutulan.
  • Gammaz.
  • İtibari.

Titular ingilizcede ne demek, Titular nerede nasıl kullanılır?

Titulars : İsmi var cismi yok. Lakaba ait. Adı var kendisi yok. İtibari. Yalnızca ünvanı olan kimse. Gammaz. Sadece unvanı olan. Yalnız unvandan ibaret. Hak olarak elde tutulan.

Titulary : Unvana ait.

Intitule : Başlık.

Titubation : Titubasyon. Sendeleme. Kekeleme.

Titus : Aziz paulus'un öğrencisi.

Absolute altitude : Mutlak irtifa. Mutlak yükseklik. Bir uçağın çıkabileceği maksimum irtifa.

Altitude : İtibar. Yükseklik. Karalar üzerinde herhangi bir nokta ile deniz yüzü arasındaki düşey uzaklık. Rakım. İrtifa. Yüksek yerler ya da alanlar. Bir yıldızın, bir gökcisminin gözerimi düzleminden yukarı doğru açısal uzaklığı; deniz yüzeyinden ya da herhangi bir düzlemden yukarı doğru uzaklık. Denizden yükseklik. Kot. Coğrafya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır.

Titus maccius plautus : Plautus (mö. 254-184) romalı komedi oyun yazarı.

Abu kabir forensic institute : İsrail'deki büyük patoloji enstitüsü. Abu kabir adli enstitüsü.

Academic institution : Yüksek öğrenim enstitüsü. Yüksekokul. Akademik kuruluş. Üniversite. Akademik kurum.

 

İngilizce Titular Türkçe anlamı, Titular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Titular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fictive : Hayali (ihracat vb). Uydurma. Fiktif. Sahte. Kurgusal. Düşünsel. Sözde. Hayali.

Notional : Göreceli. Kaprisli. Gerçek olmayan. Tasavvur halinde. Soyut. Kuramsal. Zihinsel. Hayali. Kavramsal.

Telltales : Başkalarının sırlarını açığa vuran kimse. Gerçeği açığa çıkaran şey. Dedikoducu. İspiyoncu. Sırrı açığa vuran kimse. Muhbir. Gösterge. Sayaç. Gaz sayacı.

Tattletales : İspiyoncu. Dedikoducu. Boşboğaz. Birinin ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söyleyen kimse.

Nominal : Önemsiz. İsim türünden veya isme ait olan. Göstermelik. Sembolik. Çok düşük (fiyat veya rakam vb). Düşük. Sözde. Önemsiz (fark veya derece vb). Yazılı.

Rated : Sınıflandırılmış. Değerlendirilmiş. Nominal. Biçilmiş. Vergili. Değerlenmiş. Vergiye tabi. Sınanmış.

Conventional : Konvansiyonel. Toplumun ya da toplumsal kümenin gelenek ve göreneklerine uyan. toplumdaki ya da kümedeki yaygın tutum ve davranış ölçülerine eleştirisiz bir uyarlığı anlatan (tutum ve davranış), bk. uymacılık. gerçekte öyle olmamasına karşın öyle sayılan. Atomik olmayan. Bilinen. Uzlaşımsal. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Saymaca. Basmakalıp. Beylik. Konvensiyonel.

Snitchers : Ajan. Muhbir. Polis ajanı. İspiyoncu.

Tattlers : Birinin ortaya dökülmesini istemediği bir şeyi başkasına söyleyen kimse. Dedikoducu. Boşboğaz. Geveze.

Titular synonyms : titulars, whistle blower, talebearer, snitcher, tattler, tattletale, telltale, fiduciary, titulary, fictitious, informer, dobber, token, dime dropper, whistleblower.

 

Titular zıt anlamlı kelimeler, Titular kelime anlamı

Informal : Gayriresmi. Merasimsiz. Gündelik. Resmi olmayan. Formaliteye uygun olmayan. Kanunen geçersiz. Gayri resmi. Teklifsiz. Laubali. Enformel.

Titular ingilizce tanımı, definition of Titular

Titular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A titulary. As, a titular prince. Nominal. Having the title to an office or dignity without discharging its appropriate duties. Existing in title or name only.