Toadies türkçesi Toadies nedir

Toadies ingilizcede ne demek, Toadies nerede nasıl kullanılır?

Toadied : Yalakalık etmek. Dalkavukluk etmek. Yaltakçı. Yağ çekmek. Yağcı. Dalkavuk. Kuyruk sallayıcı. Yalaka. Şakşakçı. Yaltaklanmak.

Toad in the hole : Hamur içinde pişirilmiş et.

Biggest toad in the puddle : Bir topluluktaki en önemli kimse. Baskın kimse. Küçük veya önemsiz bir topluluktaki en önemli kişi. Bulunduğu grubun diğer üyelerini sindiren kimse. Güçlü kimse. Önemsiz bir topluluğun en önemli kişisi.

American green toad : Amerika yeşil kurbağası.

American toad : Amerikan karakurbağası.

Toad : Otlubağa. Kara kurbağası. Kurbağa. Karakurbağası. Kara kurbağa. İğrenç tip.

Clawed toad : Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, petekli kurbağagiller (pipidae) familyasından, tırnakları pençe biçiminde, afrika'da yaşayan, yumurtaları büyük olduğu için gelişme biyolojisi ve gen araştırmalarında kullanılan bir tür. Pençe tırnaklı kurbağa.

Toadeater : Yağcı. Dalkavuk. Şakşakçı.

Obstetrical toad : Kuyruksuz iki yaşamlılar (anura) takımının, teker dilli kurbağagiller (discoglossidae) familyasından, erkek birey dişi tarafından arka ayakları arasına bırakılan yumurtaları gelişene kadar taşıyan bir tür. Ebe kurbağa.

 

Ghost toad : Ek yükleme. Karşı dirençli karartıcılarda, karartıcının yükü genellikle gücünden az olduğundan, sıfıra indirmek ya da tam parlaklık sağlamak için ışıldak dışında ışıtaç ekleme.

İngilizce Toadies Türkçe anlamı, Toadies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toadies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Puffers : Püfleyen. Öve öve bitiremeyen kimse. Aşırı öven kimse. Kirpi balığı. Üfleyen. Lokomotif.

Court : Fayda sağlamak. Alan. Kur yapmak. Tenis, hukuk alanlarında kullanılır. Saray. Mahkeme üyeleri. İstemek. Riskine girmek. Mahkeme. Davet etmek.

Puffer : Aşırı öven kimse. Üfleyen. Kirpi balığı. Lokomotif. Öve öve bitiremeyen kimse. Fısfıs. Püfleyen.

Powder room : Tuvalet tazeleme odası. Buduvar. Bayanlara ait tuvalet. Bayanlar tuvaleti. Barut deposu.

Blowfish : Kirpi balığı. Tehlike anında şişen balık türlerinden herhangi biri.

Adulating : Pohpohlamak.

Blarneys : Dil dökme. Yağ çekme. Dalkavukluk. Yaltaklanma. Piyaz. Övme. Yağcılık. Yağ.

Crawl : (böcekle) dolu olmak. Karıncalanmak. Yavaş ilerlemek. Böcek istila etmek. Emeklemek. Yağ yapmak. Dolu olmak. Sürünmek.

Seducer : Baştan çıkaran. Gönül çelen. İğfal eden. Baştan çıkaran kimse. Gönül acısı. İğfal eden adam. Ayartan. Ayartıcı.

Toadies synonyms : public toilet, undoer, toilet facility, fawn on, adulated, restroom, public lavatory, libertine, rounder, crawled, bootlicks, crawls, bootlick, blarney, lady killer, blandishes, blandish, convenience, apple polish, blarneyed, adulate, curry favor, beslaver, brown nose, globefish, public convenience, blowfishes, fawn, bootlicked, adulates, blarneying, blandished, bootlicking.