Toilettes türkçesi Toilettes nedir
Toilettes ingilizcede ne demek, Toilettes nerede nasıl kullanılır?
Toilette : Takım. Tuvalet. Süslenme. Resmi kıyafet. Elbise. (fransızca) yıkanma ve bakım işlemi.
Toilet articles : Tuvalet maddeleri. Temizlik için kullanılan maddeler. Helalarda kullanılan özel maddeler.
Toilet attendants : Tiyatro yapısının temizliğinden sorumlu işçiler. Temizlik işçileri.
Toilet bag : Makyaj çantası.
Toilet bowl : Tuvalet leğeni. Alafranga hela taşı. Klozet.
Toilet soap : Tuvalet sabunu. Bedeni temizlemek için kullanılan özel bir tür sabun.
Toilet paper : Tuvalet kağıdı. Taharet kağıdı.
Toilet seat : Klozet kapağı. Klozet üstüne tutturulan oturma yeri. Klozet üzerine tutturulan oturma yeri. Klozet oturacağı. Klozet.
Toilet room : Vücudun atıklarını boşaltmak için kullanılan bir tuvaleti olan oda. Tuvalet kabini. Tuvalet. Giyinme odası. Lavabo.
Toilet case : Makyaj kutusu.
İngilizce Toilettes Türkçe anlamı, Toilettes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Toilettes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Closets : Hücre. Alafranga helataşı. Gömme dolap (gardırop işlevi gören sandık odası gibi). Bir odada özel görüşmek. Klozet. Gizli oda. Küçük oda. Hela. Dolap.
Brigade : Askeri birlik. Ekip. Liva. Tugay.
Apparatus : Ekipman. Apparatus. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Levazım. Aygıt. Üretim ya da deney yapmak amacıyla uygun biçimde bir araya getirilen aygıt, araç ve gereçler topluluğu. Aygıt, cihaz, alet. Alet. Araçlar. Deneylerin yapılmasını sağlayan takımlar dizgesi.
Apparatuses : Levazım. Aygıtlar (belli bir amaç için kullanılan). Alet. Ekipman. Araçlar. Makine. Aygıt. Teçhizat. Aletler.
Grooming : Hazırlama. Tımar. Hazırlık. Tımarlama.
Cloakrooms : Gardırop. Lavabo. Giysilik. Tuvalet (ingiliz ingilizcesi). Vestiyer. Gardrop.
Ornamentation : Takı. Polen ya da herhangi bir yapının üzerindeki süs, desen. ornamentasyon. Süsleme. Ziynet. Tezhip. Süs.
Band : Bando. Çete. Bant. Bağlamak. Orkestra. Boş film yapımında kullanılan, üzeri duyarkatla örtülü, çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri. bir filmin, boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim. henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler. (kötü anlamda) dikkate değer hiç bir özellik taşımayan, sıradan sinema yapıtı. Kayış. Grup. Fasıla. Sargı.
Dressing : Giyinme kuşanma. Giyme. Apre. Pansuman. Salata sosu. Yapının dış kısmı. Giyim. Terbiye. Kuklayı giydirme işi. Pervaz.
Toilettes synonyms : toilette, caparisons, caparisoning, bogs, bunches, burtons, attire, clothing, clothes, closeting, crappers, costumed, bunch, clique, appareled, bevy, caparisoned, crapper, ornament, toilet, comfort station, cloakroom, apparel, caboodle, appareling, dinner dress, formal dress, battery, burton, costuming, batteries, caparison, bog.

Bu kısımda Toilettes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Toilettes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Toilettes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Toilettes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.