Torsos türkçesi Torsos nedir

  • Kolsuz ve başsız gövde.
  • Heykel gövdesi.
  • Başsız gövdeler.
  • Yarım kalmış çalışma.

Torsos ingilizcede ne demek, Torsos nerede nasıl kullanılır?

Torso : Bacaksız. Kolsuz ve başsız gövde. Ve başsız insan vücudu. Kolsuz. Yarım kalmış çalışma. Gövde. Gövde (insana ait). Heykel gövdesi. İnsan gövdesi. Gövde heykeli.

Torsoes : Heykel gövdesi. Kolsuz ve başsız gövde. Yarım kalmış çalışma.

Tors : Dik ve kayalık tepe.

Torsade : Süslü kıvrım. Burma saçak. Bükülmüş kordon. Burma kordon. Burma kordonla süslü. Saçak.

Torse : Gövde heykeli.

Torsion bar spring : Burulma yayı. Burulma çubuklu yay. Burulma çubuğu yayı. Esnek metal bir çubuğun başka bir yük altında burulması ile elde edilen, kimi binitlerde makaslara yardımcı olarak kullanılan yay.

Torsion : Bir organın kendi ekseni etrafında dönmesi, torsiyon. Burulum. Torsiyon. Kıvrılma. Burulma açısı. Burma. Dönme. Biyoloji, fizik, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Torziyon. Bükme, burma, bükülme, burkulma, dönme ameliyattan sonra kan akıntısını durdurmak için bir damarın kesik ucunu bükme. karından ayaklı hayvanlarda vücudun gelişme sırasındaki bükülmesi.

Torsiometer : Burulmaölçer. Torsiyometre.

Torsion bar suspension : Burulma çubuklu süspansiyon. Burulma yaylı askılama. Tekerlek yaylanmasının burulma yayı ile sağlandığı askı düzeni.

 

Torsion pendulum : Burulum sarkacı. Asılı bir telin ucuna tutturulmuş bir nesneden oluşan ve telin burulum esnekliğinden ileri gelen salınımlar yapan sarkaç. Burulma sarkacı. Torsiyon sarkacı.

İngilizce Torsos Türkçe anlamı, Torsos eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Torsos ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spare tire : Stepne. Göbek. Yedek lastik. Yedek lastik (aut.). Beli saran yağ. Yedek tekerlek. Yedek teker. Gereksiz tip. Bir aracın patlayan lastiğinin yerine konmak üzere hazır bulundurulan tekerlek. Stepne lastik.

Tush : Kıç. Sus. Şişt. Sus!. Vaz geç!. Fildişi.

Loins : Rahim. Bel. Kuşak. Fileto. Nesil.

Belly : Mide. Karın. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Karnı. Şikayet etmek. Yakınmak. Ahenk tahtası. Şişmek. Omurgalı hayvanlarda vücudun sindirim organını içine alan, memelilerde göğüsten bir diyafram ile ayrılmış bölgesi. eklem bacaklı hayvanlarda ve bazı poliket solucanlarda vücudun arka bölgesi. 3.tunikatlarda mide ve bağırsağı kapsayan bölge. abdomen.

Fanny : Kadın cinsel organı. Kuku. Kaba et. Göt. Kıç. Am (ingiliz ingilizcesi). Vajina. But.

Body : Esas. Gövde. Büyük kısım. Zümre. Kuruluş. Yığın. Birlik. Yoğunluk. Kitle. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup.

Back : Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri. Arkaya. Vazgeçmek. Geri. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arkasını imzalamak. Savunucu. Ciro etmek. Arka çıkmak. Geçmişte.

 

Paunch : Göbek. Karın. Koca göbek. Karın (bölgesi). Şiş göbek. Göbek (büyük). İşkembe. Büyük göbek. Göbek (şişman). (geviş getiren hayvanlarda) işkembe.

Rear : Arkadaki. Bakmak. Şahlanmak. Yükselmek. Beslemek. Geri. Arka. Büyütmek. Kaldırmak. Yükseltmek.

Side : Yön. İkincil. Çalım. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. İkinci derecede. Yan. Kıvrım kanatları. Taraf tutmak. Kenar. Taraftar.

Torsos synonyms : tooshie, serratus muscles, body part, love handle, toss back, hind end, abdomen, dorsum, nates, diaphragm, thorax, chest, butt, ass, lag, articulatio humeri, rear end, can, seat, venter, fling, arse, stern, buttock, cheek, hip, shoulder joint, physical structure, pectus, flip, organic structure, prat, midriff.