Toughest türkçesi Toughest nedir

Toughest ile ilgili cümleler

English: He looked the toughest of all the challengers.
Turkish: Bütün rakiplerin en zorlusu görünüyordu.

English: One of the toughest things in the world to do is forgive.
Turkish: Dünyada yapacak en zor şeylerden biri affetmektir.

Toughest ingilizcede ne demek, Toughest nerede nasıl kullanılır?

Toughen : Zorluklara alışmak. Sertleşmek. Daha dayanıklı yapmak. Katılaştırmak. (zor durumlara alışarak) daha dayanıklı veya güçlü olmak. Daha güçlü yapmak. Sertleştirmek. Katılaşmak.

Toughen up : Sertleştirmek.

Toughened : Fiziksel olarak sertleştirilen. Matkap. Takoz. Toklaşmış. Güçlendirilmiş. Temperlenmiş. Sertleştirilen. Tavlanmış demir. Sert ve çetin ceviz yapılan. Sertleştirilmiş.

Toughener : Serteştirici. Daha güçlü yapan şey. Katılaştırıcı. Toklaştırıcı. Sertleştiren şey. Sertleştirici.

Tougheners : Serteştirici. Sertleştirici. Toklaştırıcı. Daha güçlü yapan şey. Sertleştiren şey. Katılaştırıcı.

Tougher : Baş belası. Sağlam. Sert. Çetin. Dayanıklı. Zorlu.

Tough luck : Kör talih. Şansına küs. Kötü talih.

Tough novel : Sert roman. Birinci cihan savaşından sonra amerikalılarda ve özellikle ordudan dönenlerde, dünyanın gidişi hakkında uğranılan hayal kırıklığı yüzünden türeyen sert, hoyrat ve maddiliğe düşkün tipleri, olduğu gibi özel bir üslupla anlatan amerikan roman türü.

 

Tough meat : Sert et. Yumuşak olmayan et.

Tough minded : İnatçı.

İngilizce Toughest Türkçe anlamı, Toughest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toughest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Difficultness : Zorluk.

Braggarts : Kendini öven kimse. Övüngen. Kibirli. Palavracı. Övünen. Farfara. Böbürlenen. Yüksekten atan kimse. Övüngen kimse. Atıcı (argo terim).

Beefiest : Gövdeli. Adaleli. Kuvvetli. Kaslı. Etli. Adeleli. İri yarı. İri yarı (argo terim). Güçlü kuvvetli.

Bullyboy : Alikıran başkesen. Yontulmamış kalas (tip). Zorba. Kiralık katil veya ganster. Saldırgan haydut. Kavgacı.

Astringents : Astrenjan. Kan durdurucu. Kanamayı durduran ilaç. Şiddetli. Lokal olarak doku ve damarları büzen ilaç. Damarları büzen ilaç. Büzücü. Kanı durduran. Kanamayı kesici.

Crucial : Can alıcı. Kritik. Haç. Ehemmiyetli. Çok önemli. Kesin. Elzem. Mühim. Çapraz.

Hellbender : Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, gizli solungaçlıgiller (cryptobranchidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, yırtıcı, ohio vadisi sularında yaşayan bir tür. Gizli solungaçlı semender. Su semenderi.

Cogent : Haklı. İkna ve ilzam edici. İnandırıcı. Kandırıcı. Kuvvetli. Telkin edici. Muhik. İkna edici.

Bitterer : Şiddetli. Acı. Bitter (çikolata). Keskinlik. Yakıcı. Acı (tat). Üzücü. Barut gibi. Acılı.

 

Ables : Beceri gerektiren. Kadir. Hünerli. Gücü yeten. Yetenekli. Kabiliyetli. Ehil. Muktedir. Yapabilen.

Toughest synonyms : a thorn in the flesh, roughneck, headachy, legs, brawny, plug ugly, endurance, stamina, firm, very hard, crucials, challenging, asper, roughnecks, a thorn in the side, badass, tough, formidable, effortful, forceful, cruelest, diuturnal, constraints, annoyance, bitterest, arch nudnik, jet black, rugged, bulldozer, braggart, fastest, balls ache, entrenched.

Toughest zıt anlamlı kelimeler, Toughest kelime anlamı

Ease : Rahatlamak. Dindirmek. İçi rahat olma. Dikkatle yerleştirmek. Dikkatle hareket ettirmek. Kolaylık. Huzur. Taşımak. Yatıştırmak. Refah.

Inelasticity : Elastikiyetsizlik. Esnek olmayış. Dik olma. Esnemezlik. Esnememe. Katı olma. Esnek olmama.