Touring türkçesi Touring nedir

Touring ile ilgili cümleler

English: I'm looking forward to touring bookstores in the US.
Turkish: Amerika'daki kitapçılarda gezinmeyi dört gözle bekliyorum.

Touring ingilizcede ne demek, Touring nerede nasıl kullanılır?

Touring car : Büyük açık otomobil. Gezinti arabası.

Touring company : Oradan oraya dolaşarak oyunlar oynayan taşra topluluğu. Dolaşıcı topluluk.

Touring exhibition : Gezici sergi.

Touring museum : Gezici müze. Büyük sirklerde bulunan ve kentten kente götürülen müze.

Go touring : Arabayla geziye çıkmak. Geziye çıkmak (otomobille veya otobüsle).

Genitourinary : Üreme ve boşaltım yolları ile ilgili. Urogenital. Ürogenital. Üriner sistem veya genital organlarla ilgili. Genitoüriner.

Tourism bank of turkey : Türkiye turizm bankası. Turizm kesiminde alt ve üstyapı yatırımlarına kaynak sağlamak, turistik tesisler kurmak ve işletmek amacıyla 1954 yılında kurulan ve 1989 yılında türkiye kalkınma bankası’na devredilen kalkınma bankası.

Contouring control : Çevrit izleyen denetim.

Genitourinary schistosomiasis : Genitoüriner şistosomozis. Üriner şistosomozis.

Tourism season : Turizm sezonu.

İngilizce Touring Türkçe anlamı, Touring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Touring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ambulatory : Gezinti yeri. Geri dönülebilir. Seyyar. Kemerli yol. Bozulabilir. Gezilebilir. Belirli bir süre içinde geriye dönülebilen (kabili rücu). Ayakta tedavi edilen. Gezilecek yer.

Mobile : Cep telefonu. Gezgin. Devinimli. Dengede hareket düzeni. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Akışkan. Yer değiştirebilen. Hareketli. Mobil.

Affecting : Dokunaklı. Etkileyici. Etkileme. Duygulandırma. Numaracı. Yapmacıklı. Etkileyen. Taklitçi. Derinden etkileyici.

Roaming : Amaçsız gezinmek. Gezinmek. Dolaşmak. Gezeleme. Dolaşım.

Vacationers : Tatile çıkmış kimse. Tatilciler. Dinlenen. Tatilci. Tatilde olan kimse. Turist.

Rev : Devrini yükseltmek. Dindar mahkum. Sür. Devir sayısı. Hızını artırmak. Hızlandırmak. Çevrim. Devir. Hız vermek.

Selfishness : Bencillik. Hodbinlik. Egoistlik. Ferasetle.

Holidaymaker : İzinli. Tatile çıkmış kimse. Tatile çıkan kimse. Tatil yapan kimse. Tatilci. Tatil yapan. İzin yapan.

Excursion : Kısa yolculuk. Kısa gezinti. Yöre gezisi. İşlenmekte olan belli bir ünite ya da konu ile ilgili olarak, öğrencilere ilk elden halkı kimi canlı yaşantılar kazandırmak amacıyla okul yöresinde düzenlenen gezi. Sapma. Sefer. Çevre gezisi. Kısa gezi. Farklılık.

Commuter : Yörekentte oturan ve kentin sunabildiği taşıma olanaklarından yararlanarak ya da kendi taşınım olanaklarıyla her gün çalışmak üzere kente gidip gelen kimse. Mevsimlik bilet alarak her gün aynı noktalar arasında yolculuk yapan kimse. Banliyödeki evi ile şehirdeki işyeri arasında her gün gidip gelen kimse. Abonman sahibi. Her gün işe gidip dönen kimse. Her gün işe trenle gidip gelen kimse. Akım çevirici. Uzerişen. Banliyöde yaşayan kimse.

 

Touring synonyms : toured, sightseeing, circuits, erratics, outings, traveller, poignant, emigratory, peripatetic, excursions, strolls, tourer, traveler, revved, ambulant, tour, migratory, moving, itinerant, tourings, promenade, revolution, promenaded, rovings, cycle, locomotion, tripper, erratic, sightseer, stroll, excursionist, esplanades, rubberneck.

Touring zıt anlamlı kelimeler, Touring kelime anlamı

Unmoving : Devinmeyen. Heyecansız. Hareketsiz. Kımıldamayan. Sakin. Hareket etmeyen.

Low : (ses) yavaş. Böğürme. Yıkmak. Düşük. Ucuz. Böğürmek (inek veya öküz). (inek) böğürmek. Az. Alçak. Böğürmek.