Trace element türkçesi Trace element nedir

  • İz element.
  • Az rastlanan eleman.
  • Eser element.
  • Eser öğe.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Yerkabuğunda, pek az bulunan kimyasal madde.
  • Azrak element.
  • Azrak eleman.
  • Oligoelement.
  • Az rastlanan element.
  • İz öğeleri.

Trace element ingilizcede ne demek, Trace element nerede nasıl kullanılır?

Trace : Kopya etmek. İz sürmek. Ortaya çkmak. Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. İzlemek. Dayandırmak. Tasarlamak. Dayanmak. İz. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Element : Doğa şartları. Element. Bütünün gerekli parçası. Öge. Eleman. Ana unsur. Öğe. Unsur. Bir bileşiği oluşturan daha yalın kesimlerden her birine yerilen genel ad. Bir dalgalığı oluşturan parçalardan her biri.

Trace elements : Çinko, bakır, mangan, demir, molibden, iyot, selenyum ve kobalt gibi canlı dokuda çok az miktarda, fakat mutlaka bulunması gerekli elementler, mikro elementler, minor elementler, katalitik elementler, eser elementler. Sudaki konsantrasyonu bir ppm’den daha düşük olan ve canlı dokuda çok az miktarda da olsa mutlaka bulunması gerekli olan fe, zn, cu, mn, co gibi elementler, iz elementler. Tatlısu ve tuzlu su akvaryumlarında gerekli olan elementlere verilen genel isim. İz elementler. Eser elementler. İz ögeler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zn, cu, mn gibi canlı dokuda çok az miktarda fakat mutlaka bulunması gerekli elementler. iz elementler.

 

Trace back : Geçmişe doğru izini sürmek. Kökeninin izini sürmek. Başlangıç noktasını bulmak. Kaynağını bulmak. Kökenini taramak.

Trace dependents : Etkilenenleri izle.

Trace edges : Kenarlara iz koy.

İngilizce Trace element Türkçe anlamı, Trace element eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trace element ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid fumarole : Asit fümarol. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Ekşit (asit) tüten.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü.

Algonkian : Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Alkongien. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

 

Oligoelements : Oligoelementler. Canlılardaki biyokimyasal olaylarda katalizör rolü oynayan elementler.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi. Mutlak kronoloji.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme hunisi. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni.

Trace element synonyms : alcalic fumarole, after shock, alkali rocks, absolute age, abysal environment, advance of aglacier, abyss.