Tracing türkçesi Tracing nedir

  • Temel fişin alt yanında ya da arka yüzünde bulunan kayıtla ek fişleri bulma. bk. izleme kaydı.
  • İzleme.
  • Taslak.
  • Kopya.
  • Geçirme.
  • İz.
  • Takip etme.
  • Şeffaf kağıt üzerine çıkarılan kopya.
  • Kopya etme.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Takip.

Tracing ingilizcede ne demek, Tracing nerede nasıl kullanılır?

Tracing cloth : Resim muşambası. Muşamba kağıt.

Tracing facility : İzleme olanağı.

Tracing out : Planını çizmek.

Tracing paper : Samankağıdı. Saydam resim kağıdı. Aydınger kağıdı. Yarı saydam kağıt. Aydınger. Kopya kağıdı. Şeffaf kopya kağıdı.

Tracing record : İzleme kaydı. Bir yapıtla ilgili bütün ek fişleri belirtmek amacıyla temel fişin altında ya da arkasında bulunan kayıt.

Packet tracing : Paket izleme.

Bacitracin : Bacillus subtilis grubu organizmalardan elde edilen bir antibiyotik. Bir antibiyotik türü. Basitrasin.

Tracings : Takip. İz. Şeffaf kağıt üzerine çıkarılan kopya. Kopya. Kopya etme. Taslak. Takip etme. Geçirme. İzleme.

Intracity : Şehiriçi. Kentiçi.

Batracian : Kurbağalara özgü. Kurbağalar ile ilgili.

İngilizce Tracing Türkçe anlamı, Tracing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tracing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pursuing : Yürütmek. Peşinde koşmak. Kovalamak. Peşinde olmak. Sürdürmek. Peşine düşmek. İzlemek. Takip etmek. Devam etmek.

 

Permeation : İçine işleme. Sızma. Yayılma. Gözenekten geçme. Süzülme. Geçme. Nüfuz etme. Süzme. Nüfuz.

Transmittal : Ulaştırılma. Aktarım. Yayın. İletme. Teslimat. İletim. Ulaştırma. Teslim. Teslim etme.

Diagram : Çizge. Bir aygıtın ya da bir nesnenin yapısal ya da işlevsel niteliklerini ana çizgileriyle belirleyen çizim. Çizenek. Grafik. Bir gözlem ya da veriler dağılımını kavrama kolaylığı sağlamak üzere göstersel olarak sunmaya yarayan ve dağılımı bir eksenler dizgesi içinde aldığı konumsal duruma göre biçimlerle gösteren çizim. bk. verilerin sunulması. Çapraşık bir yapıyı, yalın, anlaşılır çizgilerle gösteren, özellikle belgesel filmlerde, belgesel izlencelerde kullanılan biçim. Şema. Bir işlem ya da bağıntıları özlüce gösteren çizim. Plan.

Hunting : Avlanma. Avlama. Çevrinme. Boş hat arama. Genellikle toplayıcılıkla birlikte yapılan, ama toplayıcılıktan daha ileri bir tekniğe dayanan; ok, mızrak, çengel, topuz, balta, ağ, zıpkın, olta, sapan, tuzak gibi av araçlarıyla türlü zehirleri; at, köpek, atmaca, şahin gibi hayvan ve kuşları gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. a. bk. toplayıcılık. Arama. Araştırma. Av. Avcılık.

Clueing : İşaret. Aydınlatmak. Yumak. Hamak ipi. Karine. Topak. İpucu. Bilgi vermek. Tüyo.

Passing : Geçen. Geçiş. İlerleyen. Ölüm. Göçme. Kısa süren. Ölme. Geçici. Cep.

Trace : Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. Ortaya çkmak. İz sürmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İzini sürmek. Dayanmak. Dayandırmak. Keşfetmek. Bulmak.

 

Blueprint : Prototip. Mavi kılavuz. Proje. Teknik bilginin yer aldığı mavi sayfalı kitap. Ozalit. Ayrıntılı tasarı. Karalama. Ozalit kopya. Tasarlamak.

Follow : Dikkatle dinlemek. Oluşmak. Uymak. İzlemek. Hemen ardından yer almak. -in ardından gelmek. Peşinden gitmek. Takip etmek.

Tracing synonyms : permeance, counterpart, clues, abadir test, a priori theoretical criteria, clone, pursuit, birthmarks, conspectus, transmittals, permeations, cluing, consecution, chasing, a error, evidence, birthmark, aalen estimator, draught, prosecutions, abel blanchard model, design, fallow up, copy, a posteriori analysis, follow up, prosecution, cribbing, dittoed, watching, pursuits, designment, chases.

Tracing ingilizce tanımı, definition of Tracing

Tracing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of one who traces. Especially, the act of copying by marking on thin paper, or other transparent substance, the lines of a pattern placed beneath. Also, the copy thus producted.