Permeation türkçesi Permeation nedir

Permeation ingilizcede ne demek, Permeation nerede nasıl kullanılır?

Permeations : Gözenekten geçme. İçine işleme. Geçirme. Nüfuz. Geçme. Yayılma. Süzülme. Süzme. Nüfuz etme. Sızma.

Permeating : Sızmak. Yayılan. Yayılmak. Geçmek. Sinmek. Sinen.

Permeate : Süzüntü. Geçmek. Süzmek. İçine işlemek. Geçen. Yayılmak. Sızmak. Nüfuz etmek. Sinmek.

Permeated : Yayılmak. Geçmek. Sızmak. Sinmek.

Permeates : Süzüntü. Nüfuz etmek. Geçmek. Sinmek. Geçen. İçine işlemek. Sızmak. Süzmek. Yayılmak.

Permeable membrane : Geçirgen zar.

Permeableness : Geçirgenlik.

Permeability : Kimi kayaç ve katmanlarda görülen, suyu emip alt katmanlara sızdırma niteliği, bk. geçirimsizlik. Bir zarın, iki tarafında bulunan maddeleri bir taraftan diğer tarafa geçirebilme yeteneği. permeabilite. Bir özdek içinde oluşturulan mıknatıssal akımın, nuknatıslayıcı kuvvete oranı. basınçlı bir uçunun gözenekli bir özdekten sızım hızı. Permeabilite. Birim zar alanı başına geçişi ölçen katsayı. Geçirimlilik. Biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Geçirgenlik. Nüfüs edilebilirlik. Bir zarın, iki tarafında bulunan maddeleri bir taraftan diğer tarafa geçirebilme yeteneği, permeabilite.

 

Permeanent neurotoxic effect : Amfetamin ve metilamfetamin gibi bazı ilaçların yüksek dozda uzun süreli verilmesi sonucu yaptığı, striatal dopaminerjik sinir uçlarıyla hipokampus, amigdala, serebral korteks ve sıtriatumdaki seratonerjik sinir uçlarını tahrip etmesiyle oluşan etki. Kalıcı nörotoksik etki.

Permeance : Permeans. Özgeçirgenlik. Geçirme. Manyetik iletkenlik.

İngilizce Permeation Türkçe anlamı, Permeation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Permeation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Intervention : Katılma. Müdahale. Aracılık. Nüfuzunu kullanma. Aracılık etme. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Anlaşmazlıkları çözümlemek için üçüncü kişinin araya girmesi. Araya girme. Davaya katılma istemi. Arada olma.

Oozes : Sızmak. Sızdırmak. Meşe kabuğu suyu. Kaçırmak. Işımak. Yaymak. Kaçmak. Balçık. Duyulmak.

Drainages : Suları akıtmak. Kanalizasyon. Kurutulan arazi. Akaçlama. Su tahliyesi. Akıtma. Boşaltma sistemi. Kanalizasyon sistemi. İltihabı boruyla boşaltma.

Diffusion : Akışkan molekül ya da yükünlerinin, üzerlerindeki erke nedeniyle sürekli ortamda genel aktarım biçimi. Yayın. Yeniliklerin piyasada ve piyasa dışı kanallarda yayılma biçimi. Halkbilim öğe, ürün, olay ya da olaylarının, coğrafyasal düzeyde, bir halk kültüründen diğerine geçişi, bk. temel yayılım, ikincil yayılım, ödünç yayılım. krş. koşut gelişim, dağılım, temel düşünce. Özdeciklerin, derişikliğin daha az olduğu yerlere zamanla yayılmaları olayı. Difüzyonizm. Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması. Yayınma. Molekül, iyon gibi taneciklerin yüksek yoğunluklu bir alandan düşük yoğunluktaki bir alana doğru net akışı. derişim farkı artışı, moleküllerin küçük oluşu, difüzyon bölgesinin yüzey alanının büyük olması, ısı artışı gibi faktörler difüzyon hızını artırır.

 

Dominations : Tahakküm. Hükmetme. Hakimiyet. Hüküm. Hegemonya. Otorite. Egemenlik. İstibdat.

Encroachment : Taşma. Tecavüzde bulunma (başkasının hakkına). Başkasının arsasına tecavüz. Zarar. Saldırma. Başkasının toprağına geçme. Aşma. Tecavüz. El uzatma.

Strained : Sahte. Süzülmüş. Yorgun. Gerinimli. Yapmacık. Zoraki. Gerili. Gergin. Kasılmış.

Percolate : Sızmak. Filtreden geçirmek. Süzülmek. Süzmek. Sızdırmak. Filtre etmek.

Dissemination : (bilgi) yayımlama. Yayılım. Saçılma. Saçma. Sirayet. Dağıtım (bilgi vb). Yayma. Yaygınlaştırma. Dağılma.

Permeation synonyms : infiltrations, dominance, oozing out, exuding, clouted, permeations, tracing, clout, penetrations, deployments, encroachments, tracings, penetration, joggle, leaching, effecting painfully, infiltration, importance, outflowing, carbonation, ammonification, percolating, transmittals, change over, permeance, circulation, filtering, oozing, percolation, diasporas, accesses, suffusion, volplaned.

Permeation ingilizce tanımı, definition of Permeation

Permeation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of permeating, passing through, or spreading throughout, the pores or interstices of any substance.