Trade on türkçesi Trade on nedir

Trade on ingilizcede ne demek, Trade on nerede nasıl kullanılır?

Trade : Ticaret yapmak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Tecim. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Takas etmek. Almak. Alım satım yapmak. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Alışveriş.

On : Makbul. İle. Üzerinde. Giyilmiş. Çakırkeyif. E doğru. Yönünde. Esnasında. Yanmak. Civarında.

Trade acceptance : Ticari akseptans. Ticari kabul. Özel alımlarda satılan malların karşılığında satıcı tarafından alıcıya çekilen ve alıcının kabulünü taşıyan poliçeyle alım-satım yapılmasına olanak veren bir tür ödeme aracı. Satıcı tarafından keşide edilen ve faize tabi olmayan poliçe.

Trade aecount payable : Bir işletmenin alacaklıları için açılan sayışım. Alacaklılar sayışımı.

 

Trade agreement : Ticaret anlaşması. Ticaret sözleşmesi. Ticari antlaşma. Ticari anlaşma. Ticari ürünlerin alınıp satılması ile ilgili anlaşma. Ülkeler arasındaki ticaretin yürütülebilmesi için karşılıklı hak ve yükümlülükleri belirleyen ve ticaretin koşullarını düzenleyen, iki veya daha fazla ülke arasında yapılan resmi antlaşma.

Trade article : Tecim malı. Tecim alanında sürümde bulunan malların çeşidi.

İngilizce Trade on Türkçe anlamı, Trade on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trade on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Milk : Memeli hayvanlarda yeni doğan yavrunun beslenmesi için süt bezlerinden salgılanan besin maddesi. bazı bitkilerin süt renginde ve kıvamında özel sıvısı. Süt vermek (inek). Yolmak. Çekmek. Süt. Sağmak (inek). Süt sağmak.

Cash in on : Menfaat sağlamak. Çıkar sağlamak. - vasıtasıyla kazanç elde etmek. Bir durumdan avantaj elde etmek.

Presume on : Kötüye kullanmak. Suistimal etmek. Yüzgöz olmak. Çıkarı için kullanmak. Suiistimal etmek.

Make use : İstifade etmek. Kullanmak.

Cash in : Fişlerini paraya çevirtmek. Gebermek. Fayda sağlamak. Yararlanmak. Paraya çevirmek. Kazanç sağlamak. Nalları dikmek. Ölmek.

Victimise : -e karşı kötü davranmak. Kurban haline getirmek. Gadretmek. Haksız bir şekilde ceza vermek (victimize olarak da yazılır). Haksızca davranmak. Harcamak. Aldatmak. Kurban etmek. Hile ile soymak. Haksızlık etmek.

Avail oneself of : Yarar sağlamak. -mek için kullanmak. -den faydalanmak. Kendi yararına kullanmak. Yararlanmak. Değerlendirmek. -den çıkar sağlamak. Kendi çıkarına kullanmak.

 

Toy with : Göz önüne almak. Kurcalamak. Oynamak. Üzerinde düşünmek. Kullanmak. Karıştırmak. Elinde evirip çevirmek. Yarı ciddi bir şekilde düşünmek. İle oynamak.

Capitalising : Sermaye olarak kullanmak. Çıkar sağlamak. Büyük harflerle yazmak (ayrıca capitalize). Sermaye sağlamak. Katılımcı olmak. Finanse etmek. Yararlanmak. Sermayeye çevirmek. Büyük harflerle yazmak.

Put upon : Kullanmak. Rahatsız etmek. Üstüne koymak.

Trade on synonyms : capitalise, follow up, presume upon, get in on, sponge off, milks, capitalizes, capitalize, make capital out of, capitalises, sweat, make use of, nap, exploit, victimised, naps, sweats, use.