Trading türkçesi Trading nedir

  • Ticaret yapma.
  • Alışveriş.
  • İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma.
  • Alış veriş.
  • Tecim.
  • İşlem.
  • Alım satım yapma.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • İşlem görme.
  • İş hacmi.
  • Ticari.
  • Değiş tokuş.
  • Ticaret.

Trading ile ilgili cümleler

English: His brother works for a trading company.
Turkish: Erkek kardeşi bir ticaret şirketinde çalışır.

English: I have a son, who works for a trading company.
Turkish: Bir oğlum var, o bir ticaret şirketinde çalışır.

English: During the war, America tried to stop trading with England.
Turkish: Abd savaş sırasında İngiltere ile olan ticareti durdurmayı denedi.

English: I work for a trading company.
Turkish: Bir ticari firmada çalışıyorum.

English: Ali works for a trading company in Boston.
Turkish: Ali Boston'da bir ticaret şirketi için çalışıyor.

Trading ingilizcede ne demek, Trading nerede nasıl kullanılır?

Trading account : Ticari hesap. Ticaret hesabı.

Trading area : Ticaret bölgesi. Ticari alan.

Trading at a discount : Kırdırımlı ticaret. Hisse senedinin borsada çıkarım fiyatından daha düşük fiyattan alınıp satılması.

 

Trading at a premium : Hisse senedinin borsada çıkarım fiyatından daha yüksek fiyattan alınıp satılması. Primli ticaret.

Trading capital : Ödenmemiş sermaye. Döner sermaye. Ödenmemiş sermayesi.

Trading stamp : Pay kuponu. İkramiye kuponu.

Trading credit : Ticaret kredisi.

Trading compant : Tecim işlemlerinin uygulanabilmesi amacıyla tecim yasasına göre kurulan ortaklıklar. Tecim ortaklığı.

Trading profit : Ticari kazanç.

Trading estate : Ticaret sitesi.

İngilizce Trading Türkçe anlamı, Trading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trade : Sanat. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler. Satmak. Takas etmek. İş yapmak. Almak. Zanaat. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ticaret yapmak.

Trade off : Ödün. Uyuşma. Birini diğeri ile değiştirme. Uzlaşma. Al ver. Kabul. Mübadele. Taviz.

Chaffery : Alıp satma. Atım satım.

Operations : Cerrahi müdahale. İcraat. İşlemler. Çalıştırma. Harekat. Kullanma. İş. İşleyiş. Ameliyat.

Swop : Değiş tokuş etmek. Takas etmek. Bkz.swap. Karşılıklı bahsetmek. Değiştirmek. Karşılıklı değiştirme. Takas. Trampa.

Short selling : Açığa satma. Açığa satış. Satıcıya ait olmayan tahvil ve senetleri satmak (fiyatlar düştüğünde onları tekrar geri almak niyetiyle). Yoktan satış. Borsa oyuncusunun sahip olmadığı ama değerinin düşeceğini tahmin ettiği hisse senedi veya dövizi ödünç alarak satması. Fiyatların düşeceği beklentisiyle yapılan mal veya menkul değer satışı.

 

Swops : Değiş tokuş etmek. Değiştirmek. Takas etmek. Karşılıklı bahsetmek. Takas. Trampa. Karşılıklı değiştirme.

Commercialism : Ticari anlayış. Ticari tutum. Ticari terim.

Mercantilism : Merkantilist anlayış. Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Ticaret anlayışı. Merkantilizm. Merkantilist ticaret zihniyeti.

Trading synonyms : program trading, bond trading, bond trading activity, volume of business, activity, a posteriori information, commercial, commerce, a posteriori criteria, business, merchandizing, trafficking, operating, a posteriori probability, custom, tractation, procedure, a level, connection, short covering, purchase, marketing, bankings, proceeding, a error, excambion, dickers, shopping, permutation, turnovers, insider trading, shoppings, abel blanchard model.

Trading ingilizce tanımı, definition of Trading

Trading kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a trading company. Engaged in trade. Carrying on trade or commerce.