Trains türkçesi Trains nedir
Trains ile ilgili cümleler
English: Are local trains included on this schedule?
Turkish: Yerel trenler bu programa dahil mi?
English: Buses, trains and planes convey passengers.
Turkish: Otobüs, tren ve uçaklar yolcu taşırlar.
English: A good coach trains this team.
Turkish: İyi bir antrenör bu takımı eğitir.
English: Change trains at Shinjuku.
Turkish: Shinjuku'da trenleri değiştirin.
English: Change trains at Chicago for New York.
Turkish: New York'ta Chicago için tren değiştirin.
Trains ingilizcede ne demek, Trains nerede nasıl kullanılır?
Change trains : Aktarma yapmak.
Do i have to change trains : Tren değiştirmek zorunda mıyım.
Where should i change trains : Trenimi nerede değiştirmeliyim.
Trainsick : Tren tutmuş. Miğde bulantısı. İğrenç. Miğde bulandırıcı. Tren yolculuğunun sebep olduğu hareket hastalığından ızdırap çeken.
Trainsickness : Mide bulandırıcılık. Mide bulantı hastalığı. Tren tutması. İğrençlik. Trenin hareketinin sebep olduğu hareket hastalığı.
Overtrains : Fazla eğitilmek. Fazla eğitmek.
Quatrains : Kıta. Dört mısralık şiir parçası. Dörtlük.
Seatrains : Tren ya da raylı taşıtları taşıyan deniz taşıtı.
Strains : Burkmak. Saptırmak. Çabalamak. Çarpıtmak. Didinmek. Filtre etmek. Güçlükler. Zorlamak. Germek. Gayret etmek.
Constrains : Sınırlamak. Tutmak. Bağlamak. Mecbur etmek. Zorlamak. Engellemek. Menetmek. Baskı yapmak. İcbar etmek. Alıkoymak.
İngilizce Trains Türkçe anlamı, Trains eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Housebreak : Soymak. Evcilleştirmek. Terbiye etmek. Meskene tecavüz etmek. Tuvalet alışkanlıkları vb gibi konularda evcil bir hayvanı eğitmek. Yıkmak.
Cuing : Belirti. Bilardo sopası. Fikir. Sufle etmek. İpucu. İşaret vermek. Başlama işareti. Sıraya girmek. İşaret.
Freight train : Yük katarı. Marşandiz. Yük treni.marşandiz. Yük treni.
Waggon : Yük vagonu. Yük arabası. Kağnı. Bagaj vagonu. At arabası. Dört tekerlekli yük arabası. Vagon.
Qatar : Katar devleti. Orta doğu'da bir emirlik (iran körfezi'nin batı kıyısında bulunan).
Gamut : Gam. Iskala. Baştan sona her şey. Süre. Bir şeyin tamamı. Tümü. Tam uzam. Takım. Birşeyin tamamı.
Retinue : Heyet. Kortej. Beraberindekiler. Eşlik edenler.
Attendants : Katılanlar. Katılımcılar. Hazırun.
Instruct : Bilgilendirmek. Direktif vermek. Emretmek. Görevlendirmek. Yol göstermek. Bilgi vermek. Öğretmek. Emir vermek. Haber vermek. Okutmak.
Clusters : Hevenk. Salkım. Demet. Oğul (arı). Tutam. Küme.
Trains synonyms : railway locomotive, car train, house train, hospital train, toilet train, array, locomotive engine, public transport, chains, railway car, amplitude, consecution, develop, railroad train, groom, teach, subway train, entourages, caravaning, catarrh, convoy, railway, streamliner, rattler, bench, prepare, frequency, course, railcar, subordinates, retrain, rolling stock, drill.
Trains zıt anlamlı kelimeler, Trains kelime anlamı
Untrained : Acemi. Antrenmansız. Antremansız. Ustalaşmamış. Eğitimsiz. Deneyimsiz. Eğitilmemiş. Terbiye edilmemiş (hayvan). Tecrübesiz.
Disqualify : Dereceye girememek. Menetmek. Ehliyetini kaldırmak. Spor diskalifiye etmek. Yetersiz bulmak. Diskalifiye etmek. Yetkisini elinden almak (ceza olarak). Yetkisini elinden almak. Ehliyetsiz kılmak.

Bu kısımda Trains kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trains ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trains anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trains ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.