Trammer türkçesi Trammer nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Araba sürücüsü.
  • İstikameti veya yönü ayarlayan kimse.
  • Birleştiren kimse.
  • Birleşen kimse.

Trammer ingilizcede ne demek, Trammer nerede nasıl kullanılır?

Trammed : Bükümlü ipek. Tramvay. Tramvayla taşımak. Teleferik vagonu. Dekovil. Maden ocağı yük vagonu. Maden ocağı arabası. Tramvay vagonu. Bükülmüş ipek. İbrişim.

Trammel : Tuzağa düşürmek. Avlamak. Güçleştirmek. Gereç. Kollu pergel. Elipsograf. Bukağı. Ayak bağı. Engellemek. Engel.

Trammel net : Bir katı fanya ağı diğer katı tor ağı olmak üzere iki kat ağdan oluşan dolanan ağlar. Kuş yakalama ağı. Dolanan ağlar. Fanyalı ağ. Balık ağı. Küçük gözeli tor ağın ön ve arkasına büyük gözeli ağların yerleştirilmesiyle oluşturulan üç katlı uzatma ağı. Tek katlı sade ağların 0,25-0,40 donam faktörüne göre fazla potlu bırakılan, balıkları fazla pot nedeniyle bu ağlara takıldıktan sonra su ürünlerinin ağa dolanması, sarılması veya ağdan oluşan babulya içinde kalarak yakalanmasını sağlayan ağlar. Uskurçula ağı.

Trammel nets : Kuş yakalama ağı. Tek kat ağdan oluşan ve takılan balığın kurtulmak için çabaladıkça dolandığı, avlama yaptığı balığa göre adlandırılan ağlar. Balık ağı. Fanyalı ağ. Tek kat dolanan ağ.

 

Trammeled : Güçleştirmek. Elipsograf. Bukağı. Engel. Bir tür balık ağı. Engellemek. Avlamak. Gereç. Tuzağa düşürmek. Ayak bağı.

Trammelled : Güçleştirmek. Tuzağa düşürmek. Engellemek.

Untrammelled : Hür. Engellenmemiş. Serbest. Kısıtlanmamış.

Tramming : Araçla taşıma. Elle araba itme.

Entrammel : Mani olmak. Engel olmak. Tuzağa düşürmek.

Tram driver : Vatman.

İngilizce Trammer Türkçe anlamı, Trammer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trammer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accident frequency : Kaza sıklığı.

Additional flotation : Yeniden yüzdürme.

Compounder : Uzlaşan kimse. Borç tasfiyesi için anlaşma yapan borçlu. İlaçlar veya tedavi amaçlı maddeler karıştıran kimse.

Cab driver : Taksi şoförü. Taksi haydavcısı. Taksici.

Verbalize : Fiile çevirmek. Söze dökmek. Dile getirmek. Sözle ifade etmek. Açıklamak. Sözlü ifade edilmek. Sözcüklerle ifade etmek. Sözcüklere dökmek. Sözle anlatmak. İfade etmek.

Activated carbon : Aktif karbon. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Aktive edilmiş karbon. Etkin kömür. Emici kömür. Etkinleştirilmiş karbon. Etkin karbon. Aktif kömür.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Speak : Belirtmek. Tekellüm etmek. Söylemek. Haberleşmek. Bahsetmek. Konuşmak. Söylemek (gerçeği veya sözü). Konuşma yapmak. Bilmek. Göstermek (özellik).

Talk : Görüşmek. Söyleşi. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Söylemek. Boş laf. Söz etmek. Konuşmak (bir dili). Konuşma. Konuşma biçimi. Hakkında konuşmak.

Associators : İlişkilendiriciler. İlişkilendirici.

 

Trammer synonyms : coureur de bois, acid proof, acetylene lamp, falter, huntsman, additional support, verbalise, acid treatment, hunter, utter, mouth, advance heading, actinolite, abandon, wagon driver, stutter, adit, advancing longwall, associator, bumble, compounders, acid rock, advance per shift, acidization.

Trammer zıt anlamlı kelimeler, Trammer kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz olan kimse. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse.