Entrammel türkçesi Entrammel nedir

  • Engel olmak.
  • Mani olmak.
  • Tuzağa düşürmek.

Entrammel ingilizcede ne demek, Entrammel nerede nasıl kullanılır?

Entracte : Antrakt. Antrakt muziği. Perde arası.

Entrail : İç uzuv. İç organ.

Entrails : İç. İç kısımlar. İç organlar. Sakatat. Bağırsaklar. İç uzuvlar.

Entrain : Alıp götürmek. İlave etmek. Trene binmek. Trene yüklemek. Eklemek. Katmak. Sürüklemek. Trene bindirmek.

Entrained : Trene binmiş. Trene yüklenmiş. Trene bindirilmiş. Trene yüklemek. Trene binmek. Trene bindirmek. Katılmış.

Entrains : Trene bindirmek. Alıp götürmek. Eklemek. İlave etmek. Trene yüklemek. Trene binmek. Katmak. Sürüklemek.

Entraining : Trene yüklemek. Trene bindirme. Trene bindirmek. Trene binmek. Trene binme. Arkadan çekme. Askerleri trene bindirme.

Entrance customs barrier : Kara, hava ve denizyolu ile ülkeye girecek veya ülkeden çıkacak yolcular ile eşyanın giriş ve çıkışlarının yapılması için belirlenen yerler. Giriş kapısı. Yolcu ve malların yurda girmesine ilgililerce izin verilmiş olan belli yerler. Gümrük kapısı. Gümrük, iktisat alanlarında kullanılır.

Entrance examination : Giriş sınavı. Giriş sınavları. Birtakım orta dereceli okullar ile yüksek okul ve üniversitelere girmek isteyen öğrencilerin yetişme durumlarını, yetenek ve anıklıklarını saptamak amacıyla düzenlenen yazılı, sözlü ya da hem yazılı hem sözlü sınav.

 

Entrance door : Giriş kapısı.

İngilizce Entrammel Türkçe anlamı, Entrammel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entrammel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Balking : Duraksamak. Katılmama. İnat etmek. Engellemek. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Kaçınmak.

Curb : Gem vurmak. Zaptetme. Zapt etmek. Kaldırım kenarı. Eğleç. Dizginlemek. Kontrol. Kurb. Hakim olmak.

Blankets : Örtmek. Susturmak. Örtbas etmek. Battaniye ile örtmek. Battaniyeye sarmak. Kapsamak. Battaniye ile zıplatmak.

Moderate : Ilımlı. Orta. Yumuşatmak. Makul kimse. Yumuşamak. Ilımlılaştırmak. Yatışmak. Hafifletmek. Yatıştırmak. Hafiflemek.

Hamper : At veya sığırın yer değiştirmesini yere düşmesini engellemek için hayvanın içine sokulduğu etrafı kalın demir çubuklarla çevrili yer. Engellemek. Travay. Kapaklı sepet. Olmak. Yokuş yapmak. Güçleştirmek. Kösteklemek.

Enmeshing : Ağa düşürmek. Ağa düşürme.

Strangle : Boğazını sıkmak. Çanak stratejisi. Bastırmak. Boğazını sıkarak öldürmek. Gırtlaklamak. Gelişimini engellemek. Boğmak. Tutmak. Boğulmak. Boğarak öldürmek.

Debar : Mahrum etmek. Yasaklamak. Mahrum bırakmak. Yoksun bırakmak. Menetmek.

Entrap : Ayartmak. Yakalamak. Çapraza getirmek.

Decoyed : Yem. Tuzağa düşüren kimse. Tuzak yemi. Yemlik. Hile. Tuzak. Ayartıcı kimse. Ördek tuzağı. Av yerine çekmek.

Entrammel synonyms : ambuscaded, limit, capture, restrict, ambuscading, estops, bind, gin, balk, inhibit, harness, throw a spanner in the works, prevents, interdiction, circumvents, hinders, obstructs, balks, contain, estop, decoys, circumvent, forbid to, bound, gate, ambuscades, enmeshes, stop, hinder, constrain, mark off, be in the way, interdictions.

Entrammel ingilizce tanımı, definition of Entrammel

Entrammel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To trammel. To entangle.