Transduction türkçesi Transduction nedir
- Genellikle enerji veya bilginin bir biçimden başka bir biçime dönüşümü. genlerin virüs veya bakteriyofajlar tarafından bir hücresinden diğer bir hücreye aktarılması.
- Genetik bilgi aktarımı.
- Transdüksiyon.
- Enerjinin bir şekilden diğer bir şekle dönüştürülmesi.
- Uyum sağlama.
- Virüsle gen aktarımı.
- Regüle etme.
- Bir mikroorganizmadan diğerine bir bakteriyofaj ya da virüs aracılığı ile gen aktarılması.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Bir virüs vasıtasıyla iki hücre arasında genetik materyalin transferi.
- Genellikle, bir enerji biçiminin diğer bir enerji biçimine dönüşmesi. bakteri yapısındaki genetik bilginin diğer bir bakteriye geçişi.
- Kalıt aktarım.
- Dönüştürme.
- Enerji dönüştürme eylemi.
Transduction ingilizcede ne demek, Transduction nerede nasıl kullanılır?
Abortive transduction : Fajlar tarafından konakçı dna'sından alınan ve bazı özel karakterleri taşıyan dna parçasının faj tarafından enfekte edilen başka bir hücreye aktarılması. Abortif transdüksiyon.
Generalized transduction : Bakteri hücresi içinde faj olgunlaşırken, parçalanan konakçı dna'sından bir segment ayrı yerde üretilen faj kapsiti içine girmesi sonucu fajın enfekte ettiği başka bir hücreye aktarılması. Generalize transdüksiyon.
Signal transduction : Hücre dışı kimyasal, mekanik veya elektriksel bir sinyalin hücresel bir cevaba dönüştürülmesi. Sinyal iletimi. Sinyal geçişi.
Auto transductor : Dönüştürücü irgiteç.
Transduce : Bir virüs vasıtasıyla iki hücre arasında genetik materyalin transferine sebep olmak. Uyum sağlamak. Enerjiyi bir şekilden bir diğer şekle dönüştürmek. Kalıt aktarmak. Kalıtaktarmak.
Transducer : Güç çevirici. Transdüser. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aktaraç. Bir ya da birkaç araçtan ya da yayın dizgesinden, çeşitli biçimlerdeki dalgayı alan ve bunları başka bir biçimde bir ya da birkaç başka araç ya da yayın dizgesine veren aygıt. (buna göre, sesyayar, sestoplar, plakçalar, vb. birer değiştirgeçtir). Uyum sağlayıcı. Enerji aktarımı yapan sistem. Çevirgeç. Hissedici eleman. Değiştirgeç.
Convex transducer : Ultrason probu. Konveks prop.
Transducing : Bir virüs vasıtasıyla iki hücre arasında genetik materyalin transferine sebep olmak. Enerjiyi bir şekilden bir diğer şekle dönüştürmek. Enerjinin bir şekilden diğerine dönüştürülmesi. Enerji dönüştürme.
Analog to digital transducer : Analogdan sayısala dönüştürücü. Analog-sayısal dönüştürücü.
Capacitive transducer : Kapasitif güç çevirici.
İngilizce Transduction Türkçe anlamı, Transduction eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Transduction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reductions : Azalma. Boyun eğdirme. Ayırma. Negatifi zayıflatma. Düşürme. Ergime. Yerine oturtma (medikal tıp terimi). Küçültülmüş resim. İndirgeme.
Conformance : Uygunluk kontrolü. Uygunluk. Uyma.
Transformation : Voltaj değişikliği. Tahavvül. Dünya halkbiliminde bir amacı gerçekleştirmek, cezadan kaçınmak ya da yarışma kazanmak amacıyla genellikle büyüsel yollarla, insan, hayvan, nesne ve doğaüstü güçlerin birbirlerinin biçim ve görevlerini alabileceklerine ilişkin evrensel halk inancı, bk. halkbilim, büyü, dönüşümcü, dönüşümcülük. Tahvil. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Veri seti normal dağılımdan uzak olduğunda, verileri daha farklı bir ölçüm skalasında logaritmik, karekök gibi matematiksel bir fonksiyon yardımıyla tüm ham veriyi normal dağılım elde etmek üzere dönüşüme uğratma işlemi. Değiştirilme. Doğaçtan oyunculukta bir anlatımdan başka bir anlatıma güzelduyusal bir uyumla geçmek. bu, oyuncunun yaratı gücüne ilişkin bir şeydir. örnek : bir ağacı simgelerken giderek uçan bir kuş görünümünü alma. Dönüşüm. Bir hücreye dışarıdan bir dnanın girişi ve hücrenin yeni bir fenotipinin elde edilmesi. kanserle ilişkili olan veya hücrelerin kanser hücrelerine dönüşmesine neden olan morfolojik değişiklikler.
Transubstantiation : Dönüştürülme eylemi. Tolu dinsel ayinde kutsal ekmek ve şarabın hz. isa'nın eti ve kanına dönüştüğü inancı (hristiyanlık). Dine geçirme. Töz değişimi. Başka bir şey olma işlemi.
Activity : Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. İş. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. Hareket. Etkiniik. Meşguliyet. Eylem. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu.
Converting : Dönüştürücü. Dönüştürüyor. Dönüştürülüyor. Farklı bir dini resmi olarak kabul etme. Çevirme. Değiştirme. Çevirici. Dönüştürülen. Karşılıklı alp verme.
Orientations : Oryantasyon. Doğuya doğru inşa etme. Yönlendirme. Yöneltme. Yön belirleme.
Action : Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Hareket. Yapılan şey. Devinme. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Çarpışma. Faaliyet. Çalışma. Muharebe.
Reduction : Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının artırılması ya da oksijen miktarının azaltılması, bir atom ya da iyona bir elektronun ilavesi. mayoz bölünmesi sırasında kromozom sayısının yarıya indirilmesi. redüksiyon. Eksiltme. Negatifi zayıflatma. Bir öğe ya da yükünün elektron alarak daha düşük değerliğe inmesi. örn. İndirgenim. İndirgenme. Ayırma. Yerine oturtma (medikal tıp terimi). Gecikme, açık verme ya da herhangi bir dokunca nedeniyle alacaklısınca kabul edilen vazgeçme ya da indirim.
Inurement : Alışma. Güçlendirme. Yürürlüğe girme. Kullanıma girme. Ortama alıştırma. Kullanıma geçme. Geçerli olma.
Transduction synonyms : natural process, natural action, microphoning, organic process, biological process, conformances, orientation, state transformation, orientating, acclimatization, transformations, traduction, inurements, conversion, conversions, acclimatisation.
Transduction ingilizce tanımı, definition of Transduction
Transduction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of conveying over.

Bu kısımda Transduction kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Transduction ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Transduction anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Transduction ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.