Orientations türkçesi Orientations nedir

Orientations ingilizcede ne demek, Orientations nerede nasıl kullanılır?

Reorientations : Yeniden uyumlama. Yönünü değiştirme. Yeniden yönlendirme. Tutum değiştirme. Yeniden oryantasyon.

Orientation effect : Özdeciksel. çiflucayların, yönelimlerine bağlı olan etkileşimleri. Yönelim etkisi.

Orientation guidance : Yöneltme. Öğrenciyi, başarılı uyum yapabilmesini kolaylaştırmak amacıyla, yönetmelik hükümleri, öğretim programı, eğitsel kol çalışmaları gibi okul yaşayışıyla yakından ilgili konularda bilinçlendirme süreci. öğrencilerin, ileride seçecekleri iş ve meslek alanları ile izleyecekleri üst öğrenim dallarını göz önünde tutarak okul çalışmalarına yön verme işi.

Orientation of magnetic particle : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatıslı görüntü aygıtı ya da ses aygıtında, kuşağın mıknatıslı alandan geçtikten sonra, üzerindeki demir oksit tozlarının aldığı yön. Mıknatıssal yönelme.

Orientation relationship : Yönelim bağıntısı.

Landscape orientation : Yatay düzen. Kağıdın uzun tarafları üst ve alt kısımları olacak şekilde sayfa üzerine basma.

Grain orientation : Gren oryantasyonu. Tane konumu.

 

Object orientation : Nesneye yönelim.

Particle orientation : Parçacık yönelimi.

Dipole orientation : Yönelimi. Çiftucay yönelimi. Dipol yönelimi.

İngilizce Orientations Türkçe anlamı, Orientations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orientations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Referral : Sevk. Gönderme. Başvuru. İntikal ettirme.

Location : Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay. Yer. Konumlama. Gözlemleri bir eksenler dizgesinde yatay ve düşey eksene olan uzaklıklarıyla göreli yerlerine yerleştirme. Dışarıda çevirimler için ayrılmış, geniş, boş, işliğe bitişik ya da başka bir yerde bu işte kullanılan arsa. İşlik arsası. Konum. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bk. bellek yeri.

Heterodoxy : Genel kabul gören inançlardan veya düşüncelerden farklı görüş. Genel kabul gören inançlardan veya düşüncelerden sapma. Gene olarak kabul gören inançlardan veya düşüncelerden sapma.

Referrals : Gönderme. Sevk. İntikal ettirme. Başvuru.

Positioning : Koymak. Konumlama. Ayarlama. Konumlandırma. Konumlanma. Yerleştirme. Yerini belirlemek. Yerleştirmek. Pozisyon alma.

Placement : Koyma. Plasman. Ismarlama. Paranın gelir getirici bir alacağa, taşınır ya da taşınmaz değerlere bağlanması. bk. mali yatırım. Sıralama. Yerleştirme. Para yatırma. Atama. Bankanın kredi vermesi.

Attitude : Bireyin insanlar, olaylar ve cansız varlıklar karşısında takındığı davranış biçimi. Tutum. Hal. Bakış açısı. Düşünce. Belli nesnelere, olaylara, kişilere karşı belli biçimde davranma yolunda toplumsal olarak kazanılmış eğilim ya da yönelim. Durum. Poz. Tavır. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Inducement : Saik. Bir bilgi alışveriş sürecinde bilgi verenin katılımını sağlamak üzere, özellikle yazışmalı bir soruşturuda kendilerine soru çizinliği gönderilmiş olanların çizinliği yanıtlayarak geri göndermelerini kolaylaştırmak üzere kullanılan ve güdüleyici öğelerle yaratılan benimseme durumu. Rüşvet verme. Özendirme. Vesile. Kandırma. Güdü. Teşvik. Neden. Rüşvet.

Wavelength : Bir dalganın eşit evreli noktaları arasındaki uzunluk. (dalga uzunluğu, dalga deviniminin hızının, yinelenimine bölünmesiyle bulunur. buna göre, dalga uzunluğu, yinelenimle ters orantılıdır: dalga uzunluğu arttıkça yinelenim azalır, yinelenim yükseldikçe dalga uzunluğu azalır). tv. bir elektromıknatıs dalganın birbirini izleyen iki uç noktasının metreyle belirtilen uzunluğu. bir verici dalgalığın ürettiği, birbirini izleyen iki elektromıknatıs dalga arasındaki uzunluk. Dalgaboyu. Bir dalganın eşit evreli ardışık noktaları arasındaki uzaklık. Dalga uzunluğu. Dalga boyu. Devirsel bir dalganın yayılma doğrultusunda, salınımı aynı evrede olan ve birbirini izleyen iki noktası arasındaki uzaklık. Dalganın ardışık iki eş evreli noktası arasında kaynaktan çapsal olarak ölçülen uzaklık. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dalganın ardı ardına iki eş evreli noktası arasındaki uzaklık.

Transduction : Virüsle gen aktarımı. Bir mikroorganizmadan diğerine bir bakteriyofaj ya da virüs aracılığı ile gen aktarılması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dönüştürme. Bir virüs vasıtasıyla iki hücre arasında genetik materyalin transferi. Regüle etme. Kalıt aktarım. Enerjinin bir şekilden diğer bir şekle dönüştürülmesi. Genellikle, bir enerji biçiminin diğer bir enerji biçimine dönüşmesi. bakteri yapısındaki genetik bilginin diğer bir bakteriye geçişi.

Orientations synonyms : religious orientation, political theory, political orientation, piping, inurement, acclimatisation, guidances, collimation, unorthodoxy, mental attitude, inducing, heresy, orthodoxy, processing, orientating, orientation, orientation guidance, boning, locating, aiming, experimentalism, position, routing, view, conformance, inurements, ideology, directing, at the helm, perspective, routings, acclimatization, reorientation.

Orientations zıt anlamlı kelimeler, Orientations kelime anlamı

Unorthodoxy : Açık görüşlülük. Gelenek karşıtlığı. Geniş mezheplilik. Geleneklere karşı. Ortodoks mezhebinden olmama durumu. Yerleşik inanışa karşı (ortodoksluk açısından).

Orthodoxy : Ortodoksluk. Tutuculuk. Sıkı sıkıya bağlı olma. İnanç sağlamlığı.

Horizontal : Yatay. Yatay çizgi. Düz. Yatay düzlem. Horizontal. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay yerleştir. Ufka ait. Ufki.

Orientations antonyms : vertical.