Transformism türkçesi Transformism nedir

  • Her toplumun kendisiyle ilgili halk kültürünün her tür iç ve dış kültürel, doğal etkenlerin baskısı altında değişebileceğini öngören bilimsel kuram. bk. toplum, halkkültürü, doğal çevre, kültürel çevre, krş. insanbilimsel okul, coğrafyasal kuram.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Canlıların, örgenlerinin çevreye uyma süreci içinde değiştiklerini, türlerin de biribirine dönüşme yoluyla oluştuklarını savunan ve evrim kuramı içinde yer alan öğreti.
  • Dönüşümcülük.
  • Transformizm.

Transformism ingilizcede ne demek, Transformism nerede nasıl kullanılır?

Transformist : Dönüşümcü.

Transforming : Dönüşmekte olan. Haline gelmek. Dönüştürücü. Dönüşen. Dönüştürmek.

Transform coding : Dönüşüm kodlaması.

Transform into : Dönüştürmek. -e dönüşmek. Dönüştürmek (bir başka şeye). Değiştirmek (dönüşmek vb).

Audio transform filter : Ses dönüşüm süzgeci. Ses dönüşüm filtresi.

Integral transform : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Matematiksel bir işlerin tümlev türünden görüngesi. Tümlevsel dönüşüm. Tümlev dönüşke.

Fast fourier transform : Hızlı fourier dönüşümü.

Number theoretic transform : Sayı kuramsal dönüşüm.

Discrete fourier transform : Ayrık fourier dönüşümü. Kesikli fourier dönüşümü.

 

Inverse transform : Ters dönüşüm.

İngilizce Transformism Türkçe anlamı, Transformism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transformism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Abilities : Yetenekler. Yeterlik. Güç. Yetenek. İktidar. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Kabiliyet.

Alienation : Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Dengesizlik. Devir. Yabancılaştırma. Aliyenasyon. Uzaklaşma. Yabancılaşma. Devretme. Aralarını açma. Ötekileştirme.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış. Uyumcu davranış.

 

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü.

Agnation : Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık. Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.).

Age group : Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş grubu. Yaş öbeği. Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme.

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı.

Transformism synonyms : transformationalism, affection, age grade, agression, aesthetic, acclimatation, all round development of individual, acculturation.

Transformism ingilizce tanımı, definition of Transformism

Transformism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to abiogenesis. The hypothesis, or doctrine, that living beings have originated by the modification of some other previously existing forms of living matter.