Transforming türkçesi Transforming nedir

Transforming ingilizcede ne demek, Transforming nerede nasıl kullanılır?

Transformism : Transformizm. Dönüşümcülük. Canlıların, örgenlerinin çevreye uyma süreci içinde değiştiklerini, türlerin de biribirine dönüşme yoluyla oluştuklarını savunan ve evrim kuramı içinde yer alan öğreti. Her toplumun kendisiyle ilgili halk kültürünün her tür iç ve dış kültürel, doğal etkenlerin baskısı altında değişebileceğini öngören bilimsel kuram. bk. toplum, halkkültürü, doğal çevre, kültürel çevre, krş. insanbilimsel okul, coğrafyasal kuram.

Transformist : Dönüşümcü.

Transform coding : Dönüşüm kodlaması.

Transform into : -e dönüşmek. Dönüştürmek (bir başka şeye). Dönüştürmek. Değiştirmek (dönüşmek vb).

Audio transform filter : Ses dönüşüm süzgeci. Ses dönüşüm filtresi.

Hit and miss transform : Iskala yakala dönüşümü.

Laplace transform : Laplace dönüşümü. Laplas dönüşümü.

Distance transform : Uzaklık gürültüsü.

Inverse transform : Ters dönüşüm.

Discrete fourier transform : Kesikli fourier dönüşümü. Ayrık fourier dönüşümü.

İngilizce Transforming Türkçe anlamı, Transforming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transforming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Converting : Dönüştürülen. Dönüştürüyor. Değiştirme. Çevirici. Dönüştürülüyor. Farklı bir dini resmi olarak kabul etme. Çevirme. Dönüştürme. Karşılıklı alp verme.

Coke : Koka kola. Kok. Kokkömürü. Kolalı içecek. Taşkömürünün ısıl bozundurulmasından arta kalan, karbonca zengin, gözenekli ve kimyasal bakımdan taşkömüründen daha etkin kömür. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kokain. Kola. Kok kömürü.

Became : Laşmak. Leşmek. Yaraşmak. Güzel durmak. Uymak yakışmak. Olmak. Kesilmek.

Convert : Tahvil etmek. Evirmek. Değiştirmek. Dinsel ya da siyasal bir inancın, bir kanının yerine başka birinin benimsenmesi. bunu yapan kişi. Dönüşmek. Bir birim dizgesinden başka birine, örneğin c.g.s.'ten m. k. s.'e geçmek. Değişmek. Dönme. İnancını değiştirmek.

Convert to : Dönüştürüleceği. Getirmek (bir durumdan başka duruma). Çevirmek. Dönüştür. Dönüştürülecek. Dönüştürme hedefi.

Goes : Başlamak. Yapılmak. Olmak. Ölmek. İddiaya girmek. Girmek. Gitmek. Geçmek. Koyulmak.

Convertor : Değiştirgeç. Alternatif akımları doğru akımlara dönüştüren cihaz (elektrik). Çevireç. Çevirici. Başkalarının dinlerini değiştirmelerine sebep olan kimse (dini, siyasi, vs.). Konvertisör.

Transformer : Dönüşümcü. Dönüştüreç. Motorlu jeneratör. Gelen elektrik akımının gerilimini, yeğinliğini değiştiren aygıt. Kıvıl gerilim ve akımı değiştiren aygıt. Bugünkü koşullarıyla dünyayı ve kültürü yaratan söylensel kişi. Trafo. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Transformatör.

 

Exchanger : Para değiş tokuşu yapan kimse. Döviz ticareti yapan kimse. Döviz bozan kimse. Döviz alım satımcısı. Sarraf. Değiştirici. Verişimleyici. Dövizci. Döviz ticareti yapan kişi.

Converts : Sayı yapmak. Değişmek. İnancını değiştirmek. Çevirmek. Arıtmak. Dönüşmek. Dininden döndürmek. Değiştirmek.

Transforming synonyms : transforms, becomes, grow into, cokes, converters, make into, resolving, transformative, transformers, change, resolves, transform into, torque converter, go, become like, reduces, grows, transducer, modifier, resolve, converter, reduce, come in, make over, turn into, changes, transformed, voltage transformer, transform, become.