Transit country türkçesi Transit country nedir

  • Geçiş ülkesi.
  • Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin çıkış ülkesinden varış ülkesine giderken geçtikleri ülke. insan ticareti veya göçmen kaçakçılığında, çıkış ülkesinden varış ülkesine gerçekleşen yolculukta geçilen veya elverişli koşullar oluşana kadar yasa veya yasal dışı olarak kalınan ülke.
  • İktisat alanında kullanılır.

Transit country ingilizcede ne demek, Transit country nerede nasıl kullanılır?

Transit : Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Aktarma. Geçmek. Eğlemsiz bir geçişle bir ülkeden diğerine gönderilen tecimsel mal ya da başka nesneler, özdekler. Transit geçiş. Teodolit. Transit geçmek. Toplu taşıma. Taşıma.

Country : Kırsal kesim. Halk. Taşra. Memleket. Millet. Ülke. Taşraya ait. Köy. Kır. Ulus.

Transit area : Aktarma alanı. Transit alan. Geçiş alanı.

Transit bondnote : Düzgeçiş inancası. Düzgeçiş yönteminde, olağan düzgeçişten alınan inanca (para, banka inanca mektubu gibi).

Transit camp : Geçici olarak durmak için kullanılan yer. Geçici konaklama yeri. Transit kamp.

Transit duty : Düzgeçiş mallarından alınan gümrük vergisi. (çağımızda hemen hemen tümüyle ortadan kalkmıştır.). Düzgeçiş vergisi.

İngilizce Transit country Türkçe anlamı, Transit country eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Transit country ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Transit country synonyms : a change in demand, a change in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget, a change in supply, ability rent.