Translates türkçesi Translates nedir

Translates ile ilgili cümleler

English: Ali translates slowly.
Turkish: Ali yavaş çeviri yapar.

English: He never translates my sentences.
Turkish: Benim cümlelerimi asla tercüme etmez.

English: But...no one translates the sentences I create.
Turkish: Fakat... Benim yazdığım cümleleri kimse çevirmiyor.

English: Ali speaks several languages fluently, but for his job, he only translates into his native language.
Turkish: Ali birkaç dili akıcı olarak konuşur fakat onun işi gereği, o sadece kendi ana diline çeviri yapar.

English: A good translator translates not words, but sentences.
Turkish: İyi bir çevirmen kelimeleri değil, cümleleri çevirir.

Translates ingilizcede ne demek, Translates nerede nasıl kullanılır?

Mistranslates : Yanlış çeviri yapmak. Yanlış çevirmek. Yanlış tercüme etmek.

Retranslates : Tekrar çeviri yapmak. Yeniden tercüme etmek.

Translate into : Tercüme etmek. -e dönüştürmek. Çevirmek.

Translate into english : İngilizceleştirmek. İngilizce'ye çevirmek.

Can you translate it into english : Bunu ingilizce'ye çevirir misiniz.

Translating : Dönüştürmek. Tercüme etmek. Çevirisini yapmak. Tercüme. Çevirmek. Tercüme yapmak.

 

Translating program : Çeviri programı.

Mistranslate : Yanlış çevirmek. Yanlış çeviri yapmak. Yanlış tercüme etmek.

Mistranslated : Yanlış tercüme etmek. Yanlış çeviri yapmak. Yanlış çevirmek.

Retranslated : Yeniden tercüme etmek. Tekrar çeviri yapmak.

İngilizce Translates Türkçe anlamı, Translates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Translates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prorogued : Parlamentoyu tatil etmek. Ara vermek. Meclisi tatil etmek. Parlamento toplantısına ara vermek. Tatil olmak (meclis). Meclisin çalışmalarını ertelemek. Meclis oturumuna son vermek.

Diagonalise : Köşegenleştirmek.

Deferring : Ağırdan almak. Kabul etmek. Ertelemek (borç vb). Sonraya bırakmak. Saygı göstermek. Geciktirme. Ertelemek. Riayet etmek. Tecil etmek.

Hold over : Uzun sürmek. Geri bırakmak. Ertelemek. Uzamak. Süre dolmasına rağmen görevine devam etmek. Uzatmak. Bir memuriyeti işgale devam etmek.

Translate : Bir dilde anlatılanı başka bir dilde anlatmak üzere dönüştürmek. Bir dilde yazılmış yapıtları başka bir dile aktarmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Besiege : Rahat vermemek. Sıkıştırmak. Kuşatmak. Muhasara etmek. Kuşatma altına almak. Dört bir yandan sarmak. Başına üşüşmek. Rahatsız etmek. Bunaltmak.

Make into : -e haline getirmek. Biçim vermek. -e dönüştürmek.

Construes : Çözümlemek. Tefsir etmek. Tümcenin öğelerini incelemek. Yorumlamak. Mana çıkarmak. Çeviri yapmak. Tahlil etmek (cümleyi). Açıklamak. İncelemek.

Alter : Başkalaştırmak. Değişiklik geçirmek. Değişiklik yapmak. Evirmek. Kısırlaştırmak. Başkalaşmak. Başka türlü olmak. Hadım etmek. Değişmek. Değişim geçirmek.

 

Communicated : İblağ etmek. Birbirine açılmak. Komünyon vermek. İçini dökmek. Birbirine açılmak (odalar). Anlatmak. İletmek. Bağlantılı olmak. Bitişik olmak.

Translates synonyms : metricize, metricise, render, proroguing, make over, remit, freighted, conveys, change to, put into, commentate on, prorogues, prorogue, communicate, carries, restate, repeat, communicates, convey, resolve, put off, turn round, translate into, assembles, bend, rendered, transformed, construe, iterate, construed, defers, reiterate, commentating.