Transposed türkçesi Transposed nedir

  • Yeri değiştirilmiş.
  • Denklemin öbür tarafına geçirmek.
  • Perdesini değiştirmek.
  • Aktarmak.
  • Yerini değiştirmek.
  • Yeri değişmiş.

Transposed ingilizcede ne demek, Transposed nerede nasıl kullanılır?

Transpose conjugate : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir dizeyin dik ve yansıralarını, yan ve diksıralar olarak değiştirdikten sonra, her öğenin karmaşık sayı gibi eşleniğini alarak edinilen yeni dizey. Tersyüz eşlenik.

Transpose matrix : Devrik matris.

Transpose of a matrix : Matrisin devriği. Matrisin transpozu. Devrik matris.

Transpose of matrix : Dizeyin devriği.

Transpose : İşlemi tersine çevir. Tanspoze. Denklemin öbür tarafına geçirmek. Devrik_dönüşüm. Sırayı değiştir. Devrik. Perdesini değiştirmek. Sırasını değiştirmek. Aktarmak. Yerini değiştirmek.

Transposer : Aktarıcı.

Transposition : Yerdeğiştirme. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yerini değiştirme. Çaprazlama (kablo). Yer değişikliği. Transpoziyon. Denklemin diğer tarafına geçirme. Bir dizeyin diksıralarını yansıra, yansıralarını diksıra yapma işlemi. Tersyüzleme. Devirme.

Transposability : Taşınabilirlik.

Transpositive : Çevrilebilir. Yer değişikliğiyle ilgili. Denklemin diğer tarafına geçirmeyle ilgili. Ters çevrilebilir.

 

Transposes : İşlemi tersine çevir. Aktarmak. Sırasını değiştirmek. Denklemin öbür tarafına geçirmek. Tanspoze. Devrik_dönüşüm. Yerini değiştirmek. Perdesini değiştirmek. Sırayı değiştir. Devrik.

İngilizce Transposed Türkçe anlamı, Transposed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transposed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Transposes : Sırasını değiştirmek. İşlemi tersine çevir. Devrik. Sırayı değiştir. Devrik_dönüşüm. Tanspoze.

Endorses : Havale etmek. Desteklemek. Ciro etmek. Doğrulamak. Onaylamak. Uygun bulmak. Çekin arkasını imzalamak. Vize etmek. Teyit etmek. Arkasına yazmak.

Displaces : Yerinden etmek. Ülkesinden çıkarmak. Yerinden çıkmak. Yerinden çıkarmak. Çıkarmak. Sürmek. Yerine geçmek. Yerini almak. Azletmek.

Counterchanged : Değiş tokuş etmek. Renk ile çeşitlendirmek. Karşılıklı değiştirmek. Değiştirme. Yerlerini değiştirmek. Renklendirmek. Çeşitlendirmek. Yer değiştirilmesine neden olmak.

Adapts : Uyum sağlamak. Uyumlandırmak. Uydurmak. Adapte etmek. Uymakalıntı yapmak. Uymak. İntibak ettirmek. Uyarlamak. Adapte olmak. Alışmak.

Relocated : Yeni yerine geçmek. Taşımak. Yeniden yerleştirilmiş. Taşınmak. Yeniden yerleştir.

Citing : Alıntı yapmak. Alıntılamak. Referans vermek. Çağırmak (mahkemeye). Bahsetmek. Alıntı yapmak (yazıda vb). Takdiri açıklamak. Zikretmek. Atıfta bulunmak.

Adapt : Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yerel koşullar ve özellikler göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak, örnek : molière'in scapin'in dolapları adlı oyununun ayyar hamza olarak uyarlanması. bir romanı ya da öyküyü sahne için yeniden derleme, düzenleme. örnek : reşat nuri güntekin'in çalıkuşu romanının oyun yapılması gibi. Adapte etmek. Uyum sağlamak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Uydurmak. Uyumlandırmak. Alışmak. Uyarlamak. Uymak.

 

Counterchange : Renklendirmek. Yerlerini değiştirmek. Yer değiştirilmesine neden olmak. Karşılıklı değiştirmek. Renk ile çeşitlendirmek. Değiştirme. Çeşitlendirmek. Değiş tokuş etmek.

Converse : Konuşmak. Akis. Ters. Tersinmek. Sohbet etmek. Söyleşmek. Görüşmek. Evirtim. Karşıt. Karşıt anlamlı sözcük.

Transposed synonyms : get across, shunts, attorn, change location, shift, change over, shifted, displaced, relocate, transposing, attorning, cite, endorse, displace, carry over, adapting, displacing, shunt, backward, relocating, hand on, extract, shunted, transpose, change, relocates, cites, reversed, changes.

Transposed zıt anlamlı kelimeler, Transposed kelime anlamı

Forward : Cüretkar. Asıl görevi, topu karşı takımın kalesine sokmak için akınlar yapmak olan, akıncı katındaki 5 oyuncudan her biri. İleri aktarmak. Göndermek. Şımarık. Yönlendirme yapmak. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Küstah. İleriye doğru. Yüklemek.