Transverse valley türkçesi Transverse valley nedir

  • Engebelere koşut değil de, onları az çok dikine keserek uzanan koyak.
  • Enine koyak.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Enine vadi.

Transverse valley ingilizcede ne demek, Transverse valley nerede nasıl kullanılır?

Transverse : Enleme. Çaprazvari. Enine uzanan. Enine. Aykırı. Çapraz şey. Çapraz. Çaprazlama.

Valley : Dere. Dalgalar arasındaki çukur. Çukur. İçinde akarsu yataklarının bulunduğu, üç yanından kapalı, ancak ağız yanı açık, tabanı, yamaçlarıyla yerine ve eskiliğine göre türlü biçimleri olan dar, uzun yüzey. Kadınlarda iki göğsün ortası. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Köşe dikmesi. Karalarda, akarsu aşındırmasıyle biçimini almış, bir yöne doğru eğimli uzunluğuna çukurluk. Koyak. Vadi.

Transverse axis : Asal eksen. Enine eksen. Enine mihver.

Transverse coast : Birbirine koşut sıralar durumunda denize ulaşan dağlar önünde yayılan ve yerine göre değişik biçimleri bulunan kıyı türü. Enine kıyı.

Transverse colon : Transvers kolon. Enine kolon.

Transverse fault : Enine kırık. Enine fay. Genel yapıyı enine kesen kırık.

İngilizce Transverse valley Türkçe anlamı, Transverse valley eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transverse valley ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agricultural production : Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Taze meyve. Sebze. Zirai üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarım üretimi. Tarımsal üretim.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Adventife cone : Yan koni. Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler.

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

Afforestation : Ormanlaştırma. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Bir bölgenin ağaçlandırılması.

 

Abrasion platform : Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü.

Transverse valley synonyms : cross valley, age pyramid, air route, agricultural specialisation, aboriginal population, abandoned meander, agricultural co operative, agrarian geography.