Trapes türkçesi Trapes nedir

  • Amaçsızca dolaşmak.
  • Gezinmek.
  • Amaçsızca hareket etmek.

Trapes ingilizcede ne demek, Trapes nerede nasıl kullanılır?

Trapeze : Cambaz salincağı. Trapez. Uçlarına bir çubuk bağlanmış bulunan iki düşey ipten yapılmış bir jimnastik ve gösteri salıncağı. İki ucundan iple yere koşut olarak asılı demir ya da sağlam ağaçtan yapılmış asılma aracı.

Trapeze act : Trapez gösterisi. Trapezle yapılan çeşitli gösterilerin tümü.

Trapeze artist : Trapezci. Trapez üstünde çeşitli tehlikeli gösteriler yapan sanatçı.

Trapeze dancer : Trapezci.

Trapezes : Cambaz salincağı. Trapez.

Trapezoid : Başparmak altı bilek kemiği. Yamuk. Dört kenarlı. İkizkenar yamuk (amerikan ingilizcesi). Trapez. İkizkenar yamuk. Yamuksu kemik.

Trapeziums : Yamuk. Trapezyum. Başparmak altı bilek kemiği. Dört kenarlı. Trapez. Trapez kemiği. İkizkenar yamuk (amerikan ingilizcesi).

Trapezius : Boyun kası. Trapezıus. Sırtın üst kısmında kafayı çeviren kas çifti.

Trapezohedron : Yamuk yüzlü.

Trapeziform : Trapezyum şeklinde. Trapez şeklinde. Yamuksu.

İngilizce Trapes Türkçe anlamı, Trapes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trapes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Move : Kımıldatmak. Hareket. Teklif etmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Duygulandırmak. Kıpırdanmak. Hamle. Kımıldamak. Yer değiştirmek. Taşımak.

 

Run : Tabanları yağlamak. Koşmak. Koşturmak. Yürürlükte olmak. İşletmek. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Yarışa katılmak. Göstermek (film). Koşarak geçmek. Erimek.

Fall : Çökmek. Azalma. İnmek. Yağmak. Atışmak. Düşüş. Başlamak. Ölmek. Yenilmek.

Push : ...yaşına merdiven dayamak. Yürütmek. Uyuşturucu satmak. Yaklaşmak (yaş). Uğraşmak. Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Dürtme. Bastırmak. İtme. Baskı yapmak.

Swap : Karşılıklı değiştirme. Takas etmek. Değiştirme. Takasta bulunmak. Mübadele. Getirgötür. Değiş tokuş. Trampa etmek. Değiş tokuş etmek.

Go up : Patlamak. Havaya uçmak. Yukarıya çıkmak. Artmak. Yukarı gitmek. Yükselmek. Yokuş yukarı çıkmak. Tırmanmak. Yukarıya gitmek. Yükselmek (fiyat).

Prance : Havalı yürümek. Hoplamak. Zıplamak. Zıplayarak oynamak. Sıçratıp oynatmak (atı). (at) zıplayıp oynamak. Kasıla kasıla yürümek. Zıplayarak oynama.

Sit : Yola getirmek. Olmak (imtihan). Kalmak (bir yerde). Kuluçkaya yatmak (tavuk). Poz vermek. Binmek. Toplanmak. Sınava girmek. Oturuma katılmak. Oturtmak.

Cast : Rol dağılımı. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi. Rol dağıtmak.

Arise : Kaynaklanmak. Doğrulmak. Ayağa kalkmak. Zuhur etmek. Görünmek. Meydana gelmek. Husule gelmek. Doğmak. Ortaya çıkmak. Oluşmak.

 

Trapes synonyms : move back, travel along, go past, go across, pull back, slice through, travel rapidly, cannonball along, go forward, move around, rush along, travel purposefully, island hop, locomote, come, tram, automobile, precess, hotfoot, mooch, come down, meanders, roll, float, bat around, zip, breeze, wing, proceed, thread, snowshoe, take the air, steam.

Trapes zıt anlamlı kelimeler, Trapes kelime anlamı

Advance : Öndelik. Terfi. Terfi ettirmek. İlerleme. Gelişme. Öne sürmek. Daha önceki bir tarihe almak. Artmak. Yürümek. Avans vermek.

Linger : Gitmemek. (ağrı) kolayca geçmemek. Kalmak (gitmesi gerekirken). Uzamak. Durmak. Ayrılamamak. Geçmek bilmemek. Geçmişte kalmak. Can çekişmek. Gecikmek.

Ascend : Ziyadeleşmek. Çıkmak (tahta). Tırmanmak. Ağmak. Artmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Yukarı çıkmak. Tahta çıkmak. Yükselmek. Çıkmak.

Trapes antonyms : ride, rise, recede, descend, stay in place, fall, go, follow, precede, bare.

Trapes ingilizce tanımı, definition of Trapes

Trapes kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To trape. A slattern. To go about in an idle or slatternly fashion. To traipse. An idle, sluttish, or untidy woman.