Prance türkçesi Prance nedir

  • Kasıla kasıla yürümek.
  • Havalı yürümek.
  • Zıplayarak oynama.
  • (at) zıplayıp oynamak.
  • Zıplayarak oynamak.
  • [#zıplama Zıplamak].
  • Sıçratıp oynatmak (atı).
  • Hoplamak.

Prance ingilizcede ne demek, Prance nerede nasıl kullanılır?

Pranced : Kasıla kasıla yürümek. Hoplamak. Sıçratıp oynatmak (atı). Zıplayarak oynama. (at) zıplayıp oynamak. Zıplayarak oynamak. Zıplamak. Havalı yürümek.

Prancer : Zıplayarak oynayan kişi.

Prancers : Zıplayarak oynayan kişi.

Prances : Zıplayarak oynamak. Havalı yürümek. Zıplayarak oynama. Zıplamak. Sıçratıp oynatmak (atı). (at) zıplayıp oynamak. Hoplamak. Kasıla kasıla yürümek.

Prancing : Havalı yürümek. Kasıla kasıla yürümek. Zıplamak. Hoplamak.

Prankster : Hilekar. Şakacı. Afacan. Hilebaz. Kazıkçı. Üçkağıtçı. Düzenbaz. Muzip.

Pranks : Yaramazlık. Şeytanlık. Muziplik. Eşek şakası.

Pranksters : Muzip. Şakacı. Hilebaz. Afacan. Kazıkçı. Hilekar. Düzenbaz. Üçkağıtçı.

Prandial : Prandiyal. Yemekle ilgili.

Prankishness : Kabalık. Muziplik.

İngilizce Prance Türkçe anlamı, Prance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gamboled : Oyun oynama. Sıçrayıp oynamak. [#sıçrama Sıçramak]. Sıçrayarak oynama. Zıplama. Sıçrama. Sıçrayış.

 

Strut : Kurumla yürüme. Destek. Desteklemek. Kasılarak yürümek. Kurumla yürümek. Horozlanmak. Göğüsleme. Payanda. Payanda ile desteklemek.

Cavorting : Sıçramak. Hoplayıp zıplama. Tepinme.

Sashay : Yumuşak pürüzsüz ve kolayca hareket etmek. Dairesel bir dans figürü. Kayar gibi gitmek. Zarifçe yürümek. Zarif bir şekilde yürümek. Süzülmek. Kaymak.

Caprioles : Sıçrayış. Zıplama. Sıçramak. Atlama. Sıçrama.

Swaggered : Kasım kasım kasılmak. Kasıntı. Çalım. Racon kesmek. Kurum satmak. Kırıtmak. Kurulmak. Horozlanmak. Kasılmak.

Cavort : Tepinmek. Hoplayıp sıçramak. Oynamak. Sıçramak.

Capered : Muziplik etmek. Oynayıp zıplamak. Sıçrama. Hoplayıp zıplamak. Sıçramak. Oynaşmak. Aptalca davranmak. Hırsızlık.

Strutted : Payanda. Horozlanmak. Çalımla yürümek. Payanda ile desteklemek. Direk. Kurumla yürümek. Göğüsleme. Kasılarak yürümek. Desteklemek.

Prance synonyms : pranced, swagger, cock, caper about, bounds, gambol, bounces, gamboling, caper, prancing, prances, anticking, hopped, ruffle, cavorted, gambolling, swaggers, bound, gait, gambolled, capering, bounce, tittup, cavorts, hop, frisk, capriole, gambols, walk.

Prance zıt anlamlı kelimeler, Prance kelime anlamı

Ride : Kafa bulmak. Taşımak (omuzunda vb). Arabayla gezmek. Yüzmek. Karara bağlanmamış olmak. Sürüklenmek. Havada kalmak. Sürmek. Binmek (at veya bisiklet). Binmek.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Prance ingilizce tanımı, definition of Prance

Prance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To spring or bound, as a horse in high mettle.