Travois türkçesi Travois nedir

  • Atların arkasında yük taşımak için sürüklenen "a" şeklindeki araç.

Travois ingilizcede ne demek, Travois nerede nasıl kullanılır?

Travoise : Atların arkasında yük taşımak için sürüklenen "a" şeklindeki araç.

Travoises : Atların arkasında yük taşımak için sürüklenen "a" şeklindeki araç.

Travolator : Yürüyen kaldırım. Yürüyen merdiven. Yatay veya biraz eğimli yürüyen yaya yolu. Yayalar için düşük hızlı mekanik hareket eden yürüyüş yolu veya kaldırım (genellikle havalimanları ve metro istasyonlarında kullanılan).

Travolta : Bir soyadı. Abd'li sinema oyuncusu (ucuz roman filmindeki rolü ve 1970'lerdeki cumartesi gecesi ateşi filmindeki performansı ile ünlü). John travolta (1954 doğumlu).

Travail : Sancı. Doğum sancısı çekmek. Sancılanmak. Zahmet çekmek. Zahmet. Eziyet. Doğum sancıları. Eziyet çekmek. Doğum ağrısı çekmek.

Travailed : Zahmet çekmek. Doğum sancısı çekmek. Sancı. Sancılanmak. Zahmet. Eziyet. Eziyet çekmek. Doğum sancıları.

Travel allowance : Yol gideri. Seyahat izni. Yol masrafı. Yol parası. Yol harcı. Harcırah. Sürekli ya da geçici olarak resmen görevlendirilen kişilere yolculuk ve konaklama giderleri için yapılan ödeme. Seyahat tazminatı. Yolluk.

Travel agency : Seyahat acentesi. Seyahat acentası. Seyehat ajansı. Yolculuk için bilet ve paketler satan yer. Seyehat ajentası.

 

Travel along with : Yolculuk etmek.

Travel around : Etrafında dolaşmak.

İngilizce Travois Türkçe anlamı, Travois eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Travois ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Least effort : Konuşma sırasında zamandan ve emekten tasarruf ederek kolaylık sağlamak amacıyla ses düşmesi, ses benzeşmesi, ses ve hece kaynaşması (contraktion) gibi olaylara yol açan kural: inilemek>inlemek, elli altı>ellaltı, beybaba>beyba, hanım nine>haminne, ağabey>abi, ne asıl>nasıl, ne için>niçin, yigirmi>yirmi vb. bu kural, yazı dilinin baskısından uzak olan anadolu ve rumeli ağızlarında çok işlektir: alıyor>alıyo, gördüm>gbödüm, geldi > gbedi, tarla>talla, onlar>onnar, dinlemek>dinnemek, yanlış>yannış, baber- «getirmek» < alıp beri gel- gibi. En az çaba yasası. Minimum efor. En az çaba kuralı.

Toil : Emek sarfetmek. Zahmet çekmek. Çalışmak. Zahmet. Irgat gibi çalışmak. Yorulmadan çalışmak. Sıkı çalışarak yorulmak. Güçlükle hareket etmek. Didinmek. Yorulmak.

Diligence : Önlem. Çaba. Dikkat. Atlı posta arabası. İhtimam. Tedbir. Dikkat ve tedbir. Özenle ve sebat ederek çalışma. Hamaratlık. Gayret.

Effort : Çaba. Deneme. Çaba harcama. Girişim. Güç. Uğraşma. Başarı. Teşebbüs. Eser. Efor.

Trouble : Zahmet etmek. Sorun. Rahatsızlık vermek. Uğraştırmak. Üzmek. Bela. Tedirgin etmek. Canını sıkmak. Bulandırmak. Dert.

Dig : Araştırmak. İğneleme. Beğenmek. Yemeğe girişmek. Lojman. İncelemek. Kazı yeri. Dürtmek. Kazma. Çukur açmak.

 

Grind : İneklemek. Taşa tutmak. Çekmek (mutfak robotunda sebze vb'ni). Bilemek. Kolunu çevirerek çalıştırmak. Sıkıştırmak. Öğütmek. Çalmak. Ezilmek. Rodaj yapmak.

Exercising : Çalışma yapmak. Göstermek. Yerine getirme. Tecrübe etme. Uygulamak. Kullanmak. Çalıştırmak. Kullanma. Jimnastik yapma. Uygulama.

Moil : Didinmek. Gürültü. Karışıklık. Çalışıp didinmek. Kargaşa. Yorucu iş. Kalıntı cam. Uğraşmak. Karmaşa. Ağır iş.

Straining : Germe. Genime. Sünme. Asalet. Süzme.

Travois synonyms : do work, physical exertion, physical exercise, labor, application, fag, friction, least resistance, labour, workout, exertion, pull, overkill, supererogation, detrition, strain, drudge, sweat, difficulty, struggle, rubbing, exercise, elbow grease, work, overexertion.

Travois ingilizce tanımı, definition of Travois

Travois kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A primitive vehicle, common among the North American Indians, usually two trailing poles serving as shafts and bearing a platform or net for a load.