Travoise türkçesi Travoise nedir

  • Atların arkasında yük taşımak için sürüklenen "a" şeklindeki araç.

Travoise ingilizcede ne demek, Travoise nerede nasıl kullanılır?

Travoises : Atların arkasında yük taşımak için sürüklenen "a" şeklindeki araç.

Travois : Atların arkasında yük taşımak için sürüklenen "a" şeklindeki araç.

Travolator : Yürüyen kaldırım. Yatay veya biraz eğimli yürüyen yaya yolu. Yayalar için düşük hızlı mekanik hareket eden yürüyüş yolu veya kaldırım (genellikle havalimanları ve metro istasyonlarında kullanılan). Yürüyen merdiven.

Travolta : Bir soyadı. Abd'li sinema oyuncusu (ucuz roman filmindeki rolü ve 1970'lerdeki cumartesi gecesi ateşi filmindeki performansı ile ünlü). John travolta (1954 doğumlu).

Travail : Doğum sancısı çekmek. Doğum ağrısı çekmek. Zahmet. Zahmet çekmek. Sancılanmak. Sancı. Doğum sancıları. Eziyet. Eziyet çekmek.

Trave : Çapraz kiriş. Atkı bağlama. Ata nal çakılırken onu sabit tutan ağaçtan çerçeve. Kuşak kirişi. Kirişli bölme.

Travel agency : Yolculuk için bilet ve paketler satan yer. Seyahat acentası. Seyehat ajentası. Seyahat acentesi. Seyehat ajansı.

Travel along with : Yolculuk etmek.

Travel : Tüymek. Topuklamak. Yolculuk yapmak. Dolaşmak. Gezi. Gazlamak. Seyahat etmek. Seyahat. İşlemek. Gitmek.

 

Travailed : Doğum sancısı çekmek. Doğum sancıları. Eziyet çekmek. Sancılanmak. Zahmet çekmek. Zahmet. Sancı. Eziyet.

İngilizce Travoise Türkçe anlamı, Travoise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Travoise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ford : Henry ford (1863-1947) abd otomobil üreticisi. Kurma hattında seri üretim tekniğinin öncüsü. Sığ yerden yürüyerek geçmek. Irmakta yürüyerek geçilen sığ yer. Sığ yer. Gerald rudolph ford (1913-2006). Erkek ismi. Soyadı. Irmağın geçit yeri. Irmak geçidi.

Course : Dizi. Tabak. Köpekle kovalamak. Seyir. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Koşu yeri. Akış. Koşturmak. Akmak. Gidişat.

Drive : Gütmek. Dalış. Çalışma. Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Coşku. Uzun vuruş. Kullanmak. Hareket ettirmek. Önüne katmak. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması.

Tramp : Yürüyüp geçmek. Yaya gitmek. Dolaşmak. Orospu. Basmak. Uzun yürüyüş. Ağır ayak sesi. Berduş. Serseri. Ağır adımlarla yürümek.

Get over : İyileşmek. Yeniden kendini toparlamak. Aşmak. Sağlığına kavuşmak. Yolculuk yapmak. Hazmetmek. İletmek. Üstesinden gelmek. Taşmak. Kurtulmak.

Cut through : Çapraz kesmek. Çapraz kesimli. Kestirme yol yapmak. Daha kısa güzergahtan girmek.

Pass over : İhmal etmek. Boş vermek. Yararlanmak. Aşmak. Aldırmamak. Aşırmak. Göz yummak. Es geçmek. Yok saymak. Üzerinden geçmek.

Extend : Sağlamak. Daha uzun ya da büyük bir hale getirmek. Sürmek. Uzatmak. Sunmak (taziye veya kutlama). Avcı hattına yayılmak. Sunmak. Uzanmak. Devam ettirmek. Vermek.

 

Take : (sınava) girmek. Etkili olmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yakalamak. Kabul edilmek. Alıntı. (fotoğraf) çekmek. Tutulan balık miktarı. Avalanan hayvan miktarı. Almak.

Span : Yaymak. Yayılmak. Karış. Arabaya koşmak. Germek. İçermek. Kapsamak. Üstünden geçmek (köprü bir yerin). Karışlamak. Sıkıca bağlamak.

Travoise synonyms : go across, jaywalk, continue, cover, cross, crisscross, bridge, track, cut across, walk, get across, pass, sweep, stride, go through, hop.