Treasury türkçesi Treasury nedir

  • Devlet hazinesi.
  • Devlet gelirlerinin toplandığı ve giderlerinin yapıldığı kurum. altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını. gömülü veya saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü.
  • Maliye dairesi.
  • Bilgi hazinesi.
  • Hazine.
  • Hazine (devlet).
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Maliye bakanlığı (abd).
  • Devletin para işlerini yürüten ve düzenleyen kuruluş.
  • Bilgi hazinesi (kitap).
  • Vezne.
  • Maliye.

Treasury ile ilgili cümleler

English: He has a job in the Treasury Department.
Turkish: Maliye Bakanlığında bir işi var.

Treasury ingilizcede ne demek, Treasury nerede nasıl kullanılır?

Treasury bill : Devlet tahvili. Hazinenin kısa dönemli finansman gereksinimini karşılamak amacıyla çıkarılan bir yıldan kısa vadeli devlet iç borçlanma senedi. krş. devlet tahvili, hazine açığı. Hazine bonosu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kısa önelli hazine borç belgiti. Kısa vadeli hazine bonosu. Hazine bonosu (kısa vadeli). Hazine borç belgiti.

Treasury board : Hazine kurulu. Maliye bakanlığı.

Treasury bond : Hazine borçlanma belgiti. Devletin orta ve uzun süre ile çıkardığı borç belgiti. Hazine bonosu. Devlet tahvili. Hazinenin kısa dönemli finansman gereksinimini karşılamak amacıyla çıkarılan bir yıldan kısa vadeli devlet iç borçlanma senedi. krş. devlet tahvili, hazine açığı. Hazine tahvili. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Treasury borrowing : Hazinenin yurtiçindeki veya yurtdışındaki kişi, özel kurum ya da kamu kurumları gibi kaynaklardan, genellikle gönüllülük esasına göre belirli bir vade ve sabit ya da değişken faiz karşılığında borçlanması. Hazine borçlanması.

Treasury certificate : Kağıt para. Banknot.

Treasury secretary : Maliye bakanı. Bd'de ulusal kaynaklardan ve finansal mevduattan sorumlu devlet bakanı (hazine bakanı). Hazine bakanı. Ahazine bakanı.

Treasury office : Hazine dairesi.

Treasury shares : Geri alınmış hisse senedi. İşletmenin geri satın alınan kendi hisseleri. Hazine bonosu. Öz hisseler.

Treasury obligations : Hazine senedi.

Treasury deficit : Devlet giderlerinin gelirlerinden fazla olduğu kısa dönemli uyumsuzluk. krş. hazine bonosu. Hazine açığı.

İngilizce Treasury Türkçe anlamı, Treasury eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treasury ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Storehouse : Kaynak. Depo. Ambar. Gereç ambarı. Antrepo. Mahzen. Ardiye. Hazne.

Treasure : Çok kıymetli tutmak. Değerini bilmek. Biriktirmek. Toplamak. Çok değerli saymak. Değer vermek. Üzerine titremek. Merkez bankası, hazine genel müdürlüğü gibi devletin para işleri ile uğraşan organları.

Finances : Para. Bir şirketin ulaşabildiği parasal kaynaklar (veya şahsın, vb.). Mali durum.

Riches : Mal. Sermaye. Servet. Variyet. Varlık. Zenginlik.

Finance : Devlete ilişkin gelirlerin gerçekleştirilmesi; yükümlülerinden alınması ve kamu hizmetleri için yapılacak ödeme ve giderlerin karşılanması gibi işlemlerle uğraşan bilimsel ve tutumsal bölüm. Gereken parayı vermek. Ç.mali durum. Sermaye yatırmak. Finansman sağlamak. Paraca desteklemek. Finanse. Akçelemek. Fon ve sermaye sağlamaya yönelik ticari etkinlik. iktisadın, para ve diğer varlıkların yönetimi konusunu inceleyen bir alt dalı. para, kredi, bankacılık ve yatırımların yönetimi.

 

Stores : Kumanya. Bolluk. Mağazalar. Hammadde ve gereçler. Depolar. Depo. Erzak. Kırkambar. Levazım.

Thesauruses : Eşanlamlılar sözlüğü. Eşanlamlı. Kavramlar dizini. Eşanlamlılar. Sözlük. Kelime hazinesi.

Repertory : Bir tiyatro dönemi için araştırılıp incelenen ve seçilen oyun demeti. Oyun çizelgesi. Oyun planının incelenmiş, seçilmiş, o dönem oynamaya elverişli görülüp oynanış için hazırlanmış oyun listesi. Dağarcık. Depo. Dağar. Repertuvar. Repertuar.

Pecuniary resource : Maddi kaynak. Para kaynağı.

Treasure house : Hazine dairesi. Zengin kaynak. Hazine evi.

Treasury synonyms : public treasury, government department, subtreasury, revenue office, exchequers, cash point, monetary resource, bursary, thesauri, national treasury, mine of information, the treasury, revenue board, cash in hand, repertories, till, coffers, treasuries, funds, the exchequer, public purse, fisk, revenue, pay desk, bursar, coffering, coffer, cash desk, internal revenue, storehouses, fisc, trough, bursars.

Treasury ingilizce tanımı, definition of Treasury

Treasury kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, a place where public revenues are deposited and kept, and where money is disbursed to defray the expenses of government. A place or building in which stores of wealth are deposited. Hence, also, the place of deposit and disbursement of any collected funds.