Tridentate türkçesi Tridentate nedir

  • Üç dişi olan.
  • Üç dişli.
  • Tridentat.
  • Üç uçlu.

Tridentate ingilizcede ne demek, Tridentate nerede nasıl kullanılır?

Trident : Üç çatallı zıpkın. Üç dişli gladyatör mızrağı. Üç çıkıntı gösteren. Neptün'ün simgesi zıpkın. Üç çatallı. Üçlü çatal. Üç dişli çatal. Üç dişli mızrak. Üç uçlu mızrak. Çatal şeklinde zıpkın.

Tridentiferous : Zıpkın taşıyan. Zıpkını olan.

Tridents : Üç dişli gladyatör mızrağı. Üç uçlu mızrak. Üç çatallı zıpkın. Üç dişli mızrak. Neptün'ün simgesi zıpkın. Üç dişli çatal. Üç çatallı. Üçlü çatal. Çatal şeklinde zıpkın. Üç çıkıntı gösteren.

In strident tones : Yüksek ve rahatsız edici seslerler. Gürültülü tonlarda. Gıcırtılı tonlarda.

Strident : (ses) keskin. Sert (ifade). Cırlak. Gürültülü. Gıcırdayan. Tiz. Rahatsız edici. Katı (ifade). Keskin. Ciyak ciyak.

Stridency : Tiz seslilik.

Stridently : Gıcırtılı bir şekilde.

İngilizce Tridentate Türkçe anlamı, Tridentate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tridentate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decide : Azmetmek. Kararlaştırmak. Hükme bağlamak. Karar verdirmek. Hüküm vermek. Karar vermek. Karar vermesini sağlamak. Sonuca varmak. Belirlemek. Karar kılmak.

 

Reorient : Tutum değiştirmek. Yeniden yön vermek. Yönünü değiştirmek.

Orient : Doğuya döndürmek. Doğuya yöneltmek. Yöneltmek. Maşrık. Doğu ülkeleri. Yönlendirmek. Şark. Alışmak. Doğrultmak. Doğuya doğru yapmak.

Guide : Yönlendirmek. Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi. Rehber olmak. Sevketmek. Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt. Bir kurumda, bir uğraş dalında, bir kentte vb. çalışanların kimliklerini ve oturdukları yeri belirten danışma kitabı. bir kent, bir bölge ya da bir ülke vb. üstüne bilgi veren danışma kitabı. Kılavuz kitap. Götürmek. Kılavuz. Rehber.

Rough : Açık saçık. Kabataslak. Taslağını yapmak. Sert. Haksız. Gürültücü. Engebeli. Rahatsız bir şekilde. İşlenmemiş. Pürtüklü.

Determine : Karara bağlanmak. Neden olmak. Karar verdirtmek. Kesmek. Kararlaştırmak. Amaçlamak. Saptamak. Sabitleştirmek. Belirlemek. Karar vermek.

Tridentate synonyms : make up one's mind, reorientate, guide on.

Tridentate zıt anlamlı kelimeler, Tridentate kelime anlamı

Smooth : Kolaylaştırmak. Akıcı. Tesviye etmek. Düzlemek. Düzgün. Yumuşatmak. Yatıştırmak. Hoş. Sistirelemek.

Disorient : Zihnini karıştırmak. Yolunu şaşırtmak. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Yönünü şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek.

Tridentate ingilizce tanımı, definition of Tridentate

Tridentate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having three teeth. Three-toothed.