Triflers türkçesi Triflers nedir
- Avare kimse.
- Havai tip.
- İşini ciddiye almayan kimse.
Triflers ingilizcede ne demek, Triflers nerede nasıl kullanılır?
Trifler : Havai tip. Avare kimse. İşini ciddiye almayan kimse.
Trifle away : Önem vermemek. Boşa harcamak. Boşuna harcamak (para veya zaman vb'ni). Çarçur etmek. Ciddiye almamak.
Trifle with : Aşağısamak. İle oynamak. Ciddiye almamak. Önem vermemek. Vakit öldürmek. Oyalanmak. Önemsememek. Hafife almak.
A trifle : Epey. Biraz. Bir parça. Oldukça. Bir dereceye kadar. Azıcık.
Trifle : Boş şeyler konuşmak. Değersiz şey. Çarçur etmek. Ivır zıvır. Boş konuşmak. Üşengeçlik etmek. Dalga geçmek. Önemsememek. Bir tür jöle. Oyalanmak.
Trifling : Önemsiz. Hoppa. Değersiz. Ufak. Üstünkörü. Cüzi. Asılsız. Az. Ehemmiyetsiz. Saçma.
Triflingly : Değersiz bir şekilde. Önemsiz veya değersiz bir tarzda.
Trifled : Dalga geçmek. Harcamak. Oyalamak. Oynamak. Önemsememek. Oyalanmak. Çarçur etmek. Hafife almak. Boş şeyler konuşmak. Üşengeçlik etmek.
Trifacial : Üç yüzeyi olan. Trifasiyal. Kafadan ve yüzden beyne giden sinyalleri yöneten kafatasına ait sinirlerle alakalı (anatomi terimi).
Trifluoroacetic acid : Trifloroasetik asit.
İngilizce Triflers Türkçe anlamı, Triflers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Triflers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dangler : Tacizci. Başkalarına özellikle kadınlara asılan kimse. Çapkın. Zampara. Sallantı elektrot.
Fluff : Berbat etmek. Sahnede sözleri tam olarak söyleyememe ya da yanlış şeyler söyleme durumu. Tüy döküntüsü. Hav (halıdan veya kumaştan dökülmüş). Bozmak. Kuş tüyü. Kabartmak. Yanlış. Hata.
Do : Düzeltmek. Uymak. Tamamlamak. Etmek. Yapmak. Dolandırmak (argo terim). Başarmak. Büyük toplantı. Gezmek. Temizlemek.
Bagatelle : Bilardoya benzer bir oyun. Bilardo benzeri bir oyun. Önemsiz şey. Belirli biçimi olmayan kısa müzik parçası.
Triviality : Önemsizlik. Bayağılık. Fasa fiso. Havadan sudan olma. Değersizlik. Saçmalık. Abeslik.
Object : Gık demek. Bilgisayar, eğitim, fizik, gramer alanlarında kullanılır. Tümleç. Gaye. Cisim. Konu. Amaç. Cümlede öznenin, dolayısıyla fiili geçişli olan yüklemin etkilediği şahsı veya şeyi gösteren, yalın veya yükleme durumu eki almış kelime: abdullah efendi gecenin sükuneti içinde bu manzarayı doya doya seyretti (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 52). çiy, garip bir aydınlık onları içinden aydınlatıyor, çok müşahhas ve zalim bir macera sahibi yapıyordu (a. h. tanpınar, göst. e., s. 53). kadının yüzündeki solgunluğu merak etmese idi bunları ona soracaktı (a. h. tanpınar, yaz yağmuru, s. 65). beni başkalarının merhameti, inayeti, yahut keyif ve hevesi idare ediyordu (r. n. güntekin, acımak, s. 49). sermed kendini yeniden dünyaya gelmiş sandı (s. erol, ülker fırtınası, s. 70). eve geldikleri vakit, teyzesi müfid'e bir mektup uzattı (p. safa, şimşek, s. 178). bir cürüm yaptığıma kani değilim. hakarete uğradım ve cevabını verdim siz de benim yerimde olsaydınız aynı şeyi yapardınız (p. safa, biz insanlar, s. 153). minareyi çalan kılıfını hazırlar. dünyayı unutmadık ne demek işte ben o gün orada anladım (k. tahir, esir şehrin insanları, s. 201). oğlum bana hediye göndermiş; sen bu konuda ne düşünüyorsun? dün akşamki toplantıda gençler ilgi çekici sorular sordular vb. || bir cümlenin nesnesini daha belirgin duruma getirmek, nitelendirmek veya pekiştirmek için nesneye, yine nesne durumunda olan açıklayıcı kelimeler eklenebilir: o kızı, o zengin kızı istiyorsun demek (h. z. uşaklıgil, ferdi ve şürekası, s. 107); ben dedim, gölü görmeye gidiyorum, karakurt gölünü (s. faik, bütün eserleriı: semaver, sarnıç: hanımın karısı, s. 180). iki ayaklıların dünyasını arıyor, kendi yaratacağı dünyayı (k. tahir, yol ayrımı, s. 461) vb. nesne türleri için bk. açıklayıcı nesne, belirli nesne, belirsiz nesne. İtiraz etmek. Karşı çıkmak.
Act : Oynamak (rol). Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. Oynamak. Rol yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Numarası yapmak. Yasa. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Bölüm.
Frivolity : Anlamsızlık. Hafiflik. Eğlence. Delişmenlik. Ciddiyetten yoksun hareket veya söz. Sululuk. Ciddiyetsizlik. Hoppalık. Havailik. Saçmalık.
Trivia : Önemsiz şeyler. Ivır zıvır. Tırı vırı.
Triflers synonyms : physical object, trifler, danglers, small beer, frivol, frippery, behave, gadabout.

Bu kısımda Triflers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Triflers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Triflers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Triflers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.