Trone türkçesi Trone nedir

  • Küçük kanal.
  • Taht.

Trone ingilizcede ne demek, Trone nerede nasıl kullanılır?

Austronesia : Orta ve güney pasifik okyanusu'nda yer alan adalar.

Austronesian : Avustronezya'nın (orta ve güney pasifik okyanusu'nda yer alan adalar) veya avustronezya ile ilgili ya da dillerinin veya dilleriyle ilgili.

Aztroneam : Tedavilerinde kullanılan ilk monobaktam türevi olan, yalnızca gram negatif bakterilere ve özellikle de pseudomonas aeroginosa’ya karşı etkili bir antibiyotik ilaç. Aztronem.

Citroneila : Merhem.

Citronella : Güney asyaya ait bir otun esanslı yağı. Esans çıkarılan bir güney asya otu. İdris otu.

Estrone : Östorejen (dişi seks veya cinsiyet hormonu). Östradiolün yıkım ürünü olarak meydana gelen, ayrıca sentetik olarak da hazırlanan, östradiole oranla daha düşük östrojenik aktiviteye sahip, idrarda bulunan bir hormon. Estron. Hormonal problemlerin tedavisinde kullanılan ilaç. Östron.

Minestrone soup : Makarnalı sebze çorbası.

Minestrone : Etli ve sebzeli italyan çorbası. Sebze çorbası. Etli ve sebzeli çorba.

Mitoxantrone : Antrokinon türevi sentetik bir kanser ilacı. Mitoksantron. Bir antibiyotik grubu sitostatik.

Citronellal : Sitronellal. Sitronelal.

İngilizce Trone Türkçe anlamı, Trone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rotundity : Gürlük (ses). Toparlaklık. Tumturaklı oluş. Ses tokluğu veya gürlüğü. Tokluk (ses). Tombulluk. Yuvarlaklık. Şişmanlık.

Note : Söz etmek. İki satır yazıvermek. Saygınlık. Not etmek. Belirti. İşaret. Bilgisayar, gitar, tarih alanlarında kullanılır. Bir sesin konumu ve perdesi ile biçimi ve süresini gösteren işaret. Kağıt para. Pusula.

Speech : Nutuk. Konuşma. Söylev. Düşünceyi sözle ifade etme işi. aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi. Söz söyleme. Hitabe. İnsanın, dili kullanma yoluyla çevresindekileri iletişimde bulunması, onlara kendi düşünce ve duygularını bildirmesi. Konuşma yeteneği. Söz. Konuşma şekli.

Ductule : Küçük boru. Borucuk. Kanalcık.

Throned : Kürsü. Hükümdar. Tahta çıkarmak. Saltanat. Üşüşmek. Yığılışma. Tahta çıkmak. Hakimiyet. Toplanmak.

Roundness : Yumruluk. Dairesellik. Açıklık. Açık sözlülük. Toparlaklık. Kesinlik. Yuvarlaklık. Değirmilik.

Pitch : Tizlik. Yüklemek. Fırlatmak. Zift. Göz boyama. Ses uzamı. Sarmal yol ya da sarmal kangal boyunca ardışık sarımlar aralığı. Tezgah. Sendelemek. Yokuş (uçak).

Tone of voice : Ses tonu.

Throne : Tahta çıkmak. Hükümdarlık koltuğu. hükümdarlık orunu. Tahta çıkarmak. Üşüşmek. Hükümdar. Saltanat. Yığılışma. Toplanmak.

Trone synonyms : manner of speaking, thrones, undertone, throning, delivery.

Trone zıt anlamlı kelimeler, Trone kelime anlamı

Erect : Yapmak. Yükseltmek. Kurmak. Dikmek. Kalkık. Dik. Diken diken. Dimdik. İnşa etmek. Kalkmış.

Colorlessness : Rengi olmama niteliği. Renksizlik. Renksemezlik. Akromatizm.

Trone ingilizce tanımı, definition of Trone

Trone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small drain. A steelyard. A throne.