Tropical türkçesi Tropical nedir

Tropical ile ilgili cümleler

English: I want to take a vacation on a tropical island.
Turkish: Tropik bir adada tatil yapmak istiyorum.

English: Ali sat staring at the tropical fish swimming around in the aquarium in his bedroom.
Turkish: Ali yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.

English: The plane ran into a tropical thunderstorm.
Turkish: Uçak tropikal bir fırtınaya girdi.

English: Ali keeps tropical fish.
Turkish: Ali tropikal balık tutar.

English: The Amazonian forest is the largest tropical forest on Earth.
Turkish: Amazon ormanı dünyanın en büyük tropikal ormanıdır.

Tropical ingilizcede ne demek, Tropical nerede nasıl kullanılır?

Tropical climate : Ekvatora yakın bölgelerin karakteristiğindeki iklim. Sıcak ve nemli hava. Tropikal iklim.

Tropical disease : Tropikal hastalık. Tropikal bölgelere özgü hastalıklar (ör. sıtma).

Tropical fish : Tropikal balık. Sıcak tropikal sularda bulunan ve genellikle akvaryumlarda kullanılan küçük parlak renkli balık. Tropik balık.

Tropical forest : Tropikal orman.

Tropical fowl mite : Tropikal kümes akarı. Tavuklarda ve yabani kuşlarda veya bu canlıların yuvalarında yaygın olarak bulunan akar türü, ornithonyssus bursa.

Tropical month : Ay'ın ilkbahar noktasından geçen saat dairesinden art arda iki geçişi arasındaki süre = 27gün 7sa 43dk 4,7sn_. Dönencel ay.

 

Tropical rat flea : Asya sıçan piresi. Tropikal sıçan piresi.

Tropical storm : Tropik fırtına. Şiddetli fırtına. Tropikal fırtına.

Tropical rain forest : Sık ağaçlık. Balta girmemiş orman. Tropikal yağmur ormanı. İlk çağlara ait orman. Selva. El değmemiş orman. Vahşi orman. Tropik yağmur ormanları. Tropikal orman. İlkel orman.

Tropical piroplasmosis : Theileriyozis. Tropikal piroplasmozis.

İngilizce Tropical Türkçe anlamı, Tropical eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tropical ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fervid : Gayretli. Tutkulu. Ateş gibi. Çok şevkli. Hararetli. Atılgan. Şiddetli. İhtiraslı. Ateşli.

Scorching : Kavurucu. Yanıp kavrulan. Ağır (söz). Kırıcı. Alazlama. Yakıcı.

Very dry : Kurak. Yavan. Çok kuru.

Roasting : Kavurma. Cehennem gibi. Kavrulmuş madde. Fırında kızartma. Dili çok sıcak. Kızartma. Grup seks. Pişirme.

Sweltering : Sıcaktan bunalan. Boğucu (sıcak). Bayıltıcı (sıcak). Cehennem gibi. Bunaltıcı. Aşırı sıcak. Terleme. İnsanı çok terletip bunaltan (sıcaklığıyla).

Boiling : Kaynar. Kaynatan. Kızgın. Haşlama. Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi. Kaynatma. Kavurucu. Köpüren.

 

Tropic : Ay ya da güneş'in görünen deviminde gelip geri döndüğü yer ya da daire; yaz dönencesi, kış dönencesi gibi. Yeryuvarı üzerinde, güneş ışınlarının yılda iki kez dik açı ile geldiği, sıcak kuşağın kuzey ve güney sınırlarını oluşturan ve eşleğin 23° 27' kuzey ve güneyinden geçen çemberler. bk. oğlak dönencesi, yengeç dönencesi. Dönence. Utah eyaletinde şehir. Tropika. Sıcak bölge. Yönelimsel. Ç.tropikal bölge. Tropik. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.

Equatorial : Ekvatora yakın. Ekuatoryal. Ekvatoral. Ekvatora ait. Ekvatorla ilgili. Eşleksel.

Torrid : Aşırı sıcak. İhtiras dolu. Son derece sıcak ve kurak. Sevda dolu. Kavrulmuş. Sıcaktan kavrulmuş. İhtiraslı. Kavurucu. Kontrolsüz duygularla ilgili. Ateşli.

Tropical synonyms : piping hot, subsolar, sweaty, overheated, ardent, very hot.

Tropical zıt anlamlı kelimeler, Tropical kelime anlamı

Polar : Kutuplarla ilgili. Ucaysal. Zıt. Su gibi üzerinde pozitif veya negatif yük taşıyan suda çözünen moleküller veya gruplar. Kutupsal. Tam tersi. Rehber. Kutupyıldızı gibi. Kutup. Kutuplu.

Literal : Düz anlamlı. Hazır bilgi. Edebi. Sade. Yalın. Gerçek. Kalıp deyim. Aynen. Hakiki. Harfi harfine.

Tropical ingilizce tanımı, definition of Tropical

Tropical kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Characteristic of, or incident to, the tropics. Of or pertaining to the tropics. Being within the tropics. Tropical diseases. Tropical latitudes. As, tropical climate. Tropical heat.