True türkçesi True nedir
- Doğru.
- Geçerli.
- Hakiki.
- Sadık.
- Tam olarak.
- Gerçek.
- Düzgün.
- Safi.
- Meşru.
- Samimi.
- Som.
- Katışıksız.
- Halis.
- İçten.
- Tam.
- Düzeltmek.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Eksiksiz.
- Doğrultmak.
- Gerçekten.
- Sadık kalarak.
True ile ilgili cümleler
English: A boss can never become a true friend.
Turkish: Bir patron asla gerçek bir arkadaş olamaz.
English: "A is equivalent to B" has the same meaning as "A is true if and only if B is true".
Turkish: "A, B'ye eşittir" önermesi, "Eğer ve yalnızca eğer B doğruysa A doğrudur" ile aynı anlama gelmektedir.
English: "Knock knock, is anyone home?" "Go away!" "I can't hear you." "Okay, what is it?" "Allow me to introduce myself. I am Geronimo Stilton." "What do you want?" "Your Highness, allow me to cross your kingdom so that I can get—" "Denied." "But—" "Unless you're a true warrior." "Believe me when I tell you that I am NOT a knight." "So you have no sword?" "Not even one. I am not a knight." "How about a piece of the Triforce?" "I am NOT a knight!" "You look like a knight on this picture I found on your website." "I am not a knight!" "Then go away." "But... okay."
Turkish: "Tak tak, evde kimse var mı?" "Defol git!" "Seni duyamıyorum." "Tamam, ne var" "Kendimi tanıtmama izin ver.Ben Geronimo Stilton." "Ne istiyorsun?" "Ekselansları, Krallığınızdan geçmeme izin verin böylece ben-" "Reddedildi." "Ama-" "Eğer gerçek bir savaşçı değilsen." "İnan bana şövalye değilim." "Öyleyse hiç kılıcın yok? "Bir tane bile yok." " Şövalye değilim." "Triforce parçası için ne diyeceksin?" "Şövalye değilim!" "Web sitende bulduğum bu resimde bir şövalyeye benziyorsun." "Şövalye değilim!" "Hadi defol git." "Ama... Tamam."
English: A true friend is someone who'll help you move.
Turkish: Gerçek arkadaş hareket etmene yardım edecek biridir.
English: A true democracy allows free speech.
Turkish: Gerçek demokrasi ücretsiz konuşma sağlar.
True ingilizcede ne demek, True nerede nasıl kullanılır?
True altitude : Hakiki irtifa.
True anestrus : Hakiki anöstrus. Daha çok yüksek süt verimli ineklerde doğumu izleyerek biçimlenen, inaktif ovaryuma bağlı gelişen anöstrus.
True anomaly : Gerçek anomali. Gerçek ayrıklık.
True autosave : Gerçek otomatik kaydetme.
True azimuth : Hakiki istikamet açısı. Hakiki semt.
True born : Doğuştan.
True bug : Gerçek virüs.
True copy : Suret. Aslına uygun suret. Aslının aynısı kopya. Gerçek kopya.
True colors : Mutlak benzerlik. Tam özdeşlik. Gerçek renkler. Uygun renkler. İçyüz.
True cat : Gerçek kedi.
İngilizce True Türkçe anlamı, True eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak True ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
In point of fact : Şu bir gerçek ki. Aslında. Aslına bakarsanız. Aslına bakıldığında. Gerçekte. Hakikaten. Gerçek şu ki. Aslını sorarsan. Aslını ararsan.
Forsooth : Güya. Hakikaten.
Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.
According to hoyle : Usulüne göre. Kurallara uygun. Usulen. Doğru olarak. Tamam. Kurallara uygun olarak.
Betters : Geçmek. Daha iyi yapmak. Geliştirmek. İyileştirmek.
Level at : Yöneltmek. Yüklemek (suçu). Doğrultmak (silahı). (suçu) -e yüklemek. Hedef almak. (silahı) -e doğrultmak. -e yöneltmek.
Authentics : Güvenilir. Sıhhat. Sahih. Sahici. Orijinal. Özgün. Asıl.
Passable : Kabul edilir. İyi. Aşılabilir. Geçer. Geçirilebilir. Orta. Muteber. Geçit verir (yol). Fena değil.
Canonicals : Helal. Standart. Kanuni. Din adamı cüppesi. Kuralsal. Kilise kanununa göre belirlenen. Kurallara uygun. Kabul edilmiş. Kutsal kitapta geçen.
True synonyms : echt, dead on target, according to cocker, corrects, artless, dandyish, current, amiable, blithering, incorrupted, aright, in good order, for real, admissible, bang on, sterling, effectual, by my troth, exhaustive, lawful, formals, earnest, chummier, in actuality, earn, abstract syntax tree, living, real, honest, companionable, meer, above board, sheers.
True zıt anlamlı kelimeler, True kelime anlamı
Incorrect : Asılsız. Biçimsiz. Münasebetsiz. Uygunsuz. Doğru olmayan. Yakışıksız. Hatalı. Yanlış. Düzeltilmemiş.
False : Uydurma. Yanlış. Numaradan. Haksız. Tümdengelimci bir dizgede yapılan çıkarım ya da ulaşılan vargıların önsayıtlara aykırılığı. Yalancı. Suni. Hain. Hatalı.
Falsity : Yanlışlık. Foya. Yanlış olma. Yalancılık. Hata. Yalan. Sahtelik.
True antonyms : dishonest, wrong, insincere, unfaithful, counterfeit, inaccurate.
True ingilizce tanımı, definition of True
True kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a lizard is a true reptile. Real. In accordance with truth. Conformable to fact. Truly. A whale is a true, but not a typical, mammal. Not false, erroneous, inaccurate, or the like. A declaration is true when it states the facts. A true history. Correct. In accordance with the actual state of things. Genuine. Not deviating from the essential characters of a class. As, a true relation or narration.

Bu kısımda True kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede True ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce True anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz True ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.