Betters türkçesi Betters nedir

Betters ingilizcede ne demek, Betters nerede nasıl kullanılır?

Elders and betters : Yaşlı ve daha tecrübeli olan kimseler. Yaşlı ve deneyimliler.

Abetters : Muharrik. Müşevvik. Teşvikçi. Birisini özellikle yasadışı işler yapması konusunda kışkırtan kimse. Birisine birşeyler yapması için yardım eden ve onu cesaretlendiren kimse (özellikle yasadışı şeyler). Tahrikçi. Suç ortağı. Yardakçı.

Better and better : Gittikçe daha iyi.

Better be on the safe side : Daha sonradan acısını çekmektense önden önlemini almak. Kendini emniyete almak. İhtiyatlı davranmak.

Better half : Eş. Hayat arkadaşı. Karı.

Better safe than sorry : Pişman olacağıma sağlamcı davranayım. Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak iyidir. Dikkatli olmak daha sonrasında pişman olmaktan daha iyidir. Önlem almak üzülmekten daha iyidir. Üzülmektense tedbirli olmak iyidir. Üzgün olmaktansa tedbirli olmak daha iyidir.

Better part of something : Bir şeyin çoğunluğu. Bir şeyin daha iyi parçası. Bir şeyin ana parçası.

Better late than never : Geç olsun güç olmasın. Geç olması hiç olmamasından iyidir. Geç olsun da güç olmasın. Hiç olmamaktansa varsın geç olsun. Geç olsun ama güç olmasın.

 

Better oneself : Sosyal konumunu yükseltmek. Daha çok kazanmak. Durumunu iyileştirmek. Daha çok eğitim yapmak. Daha çok para kazanmak. Toplumsal konumunu yükseltmek. Kendini eğitmek. Kendini geliştirmek. Sosyal düzeyini yükseltmek.

Better hand : Becerikli eller. Altın eller. İşi iyi bir şekilde yerine getirebilen eller.

İngilizce Betters Türkçe anlamı, Betters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Betters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break : Parçalamak. Tan. Yıkmak. Uymamak. Batmak. Kesmek. Kaçmak. Açıklık. Kırılmak. Ara.

Building up : Kurmak. Artırmak. Övmek. Koloninin gelişimi. Kuvvetlendirmek. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Eksiciklerin üst üste kabuklara konarak oluşturdukları yapı. Göklere çıkarmak. Katyapı.

Be valid : Muteber olmak. Geçerli olmak.

Beats : Volta vurmak. Pataklamak. Vurmak. Açmak (yol). Yenmek. Çırpmak. Alt etmek (argo terim). Dayak atmak. Çalmak (davul).

Civilise : Medenileştirmek. Rafine etmek. Aydınlatmak. Adam etmek. İnsancıllaştırmak. Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize'). Yetiştirmek. İlerletmek. Okutmak. Eğitmek.

Boom : İktisat, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Genel satakda canlılık. Gelişmek. Hızla artmak (ticaret). Üzerine sırayla ve üst üste ışıldakların bağlandığı direk. bu direkler çoğu kez tiyatro sahnesinin yanlarındadır. Gümlemek. Üzerine üst üste çeşitli ışıldaklar yerleştirilebilen direk. Gümbürtü. Işıldak direği. Çıkış yapmak.

Do better : Düzelmek. Daha iyisini yapmak. İyileşmek.

Cleanse : Tedavi etmek. Arıtmak. Arındırmak. Tertemiz yapmak. (yara) temizlemek. Temizlemek. Temiz yapmak. Arıtma yapmak.

 

Better : İyisimi. Daha yakşı. İlerletmek. Daha iyi bir hale getirmek. İyileşmek. Yakşırak.

Advance : Gelişme. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. İleri gitme. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. Artmak. Öne almak (tarih terimi). Avans. Öndeleme.

Betters synonyms : bettering, arranges, blow over, bring through, best, cicatrized, build up, the better, be transmitted, amend, adjusts, cleansed, arrange, ameliorates, be current, ameliorating, outperforming, calibrates, amended, bring on, be over, boomed, outperform, build, ameliorate, outperforms, be mentioned, beat, abate, bests, booms, cicatrise, besting.

Betters zıt anlamlı kelimeler, Betters kelime anlamı

Worse : Daha kötü. Daha da kötüsü. Daha kötü şey. Beteri. Daha fena. Daha hasta. Kötü. Daha kötüsü. Beter. Daha çok.