Truman aid türkçesi Truman aid nedir

  • Truman öğretisi kapsamında yapılan yardım.
  • Truman yardımı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Truman aid ingilizcede ne demek, Truman aid nerede nasıl kullanılır?

Truman : Abd'nin 33'üncü başkanı (1945-1953). Bir erkek ismi. Minnesota eyaletinde şehir. Harry s. truman (1884-1972). Bir soyadı.

Aid : Yardım. Destek. İnfak. Yardımcı. El uzatmak. Yardım etmek. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Yardim etmek. Alet. Yardımcı olmak.

Truman doctrine : Truman öğretisi. İkinci dünya savaşı'ndan sonra avrupa ülkelerinin, sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği kontrolüne girmesini önlemek amacıyla bu ülkelere amerika birleşik devleti tarafından iktisadi ve askeri yardım sağlanmasını öngören ve 1947 yılında abd başkanı harry s. truman tarafından açıklanan öğreti.

Abraid : Uyandırmak.

Acoustic aid : Duyma yardımı. Bir kimsenin duymasına yardımcı olan cihaz. Sesle ilgili yardım.

Adaptation aid : Uyum yardımı. İktisadi karar birimlerinin yeni koşullara uyumunu sağlamak için yapılan her türlü yardım.

 

İngilizce Truman aid Türkçe anlamı, Truman aid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truman aid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Truman aid synonyms : a type mutual funds, a shift in supply, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, a change in individual demand, a change in supply.