Truncal türkçesi Truncal nedir

  • Gövdeye ait.
  • Trunkal.
  • Tronküler.

Truncal ingilizcede ne demek, Truncal nerede nasıl kullanılır?

Conotruncal abnormalities : Embriyonel dönemde konotrunkal septumun normal dışı gelişiminden kaynaklanan yapılış bozukluğu. fallot dörtlü serisi hayvanlarda görülen konorektal anomalisinin tek örneğidir. Konotrunkal anomaliler.

Truncate : Kısaltmak. Tepesini. Kesmek (bilgisayar). Kırpmak. Ucunu kesmek. Tepesini kesmek. Budamak. Kısa kesmek. Parçasını kesmek.

Truncate cone : Kesik koni.

Truncate font height : Yazıtipi yüksekliğini kırp.

Truncate pyramid : Kesik piramit.

Censored and truncated regression : Sansürlü ve budanmış panel veri bağlaşımı.

Truncating : Kesmek (bilgisayar). Ucunu kesmek. Tepesini kesmek. Budamak.

Censored and truncated panel data model : Sansürlü ve budanmış panel veri modeli.

Truncated cone : Kesik koni. Üst kısmı olmayan koni.

Truncations : Kesme. Budama. Kesiklik. Kesik şey. Tepesini kesme. Kısaltma. Ucunu kesme. Kesme (bilişim veya bilgisayar terimi). Kesinlik.

İngilizce Truncal Türkçe anlamı, Truncal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truncal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Replace : Yenisini takmak. Geri ödemek. Yerine bakmak. Yerini tutmak. Yerine koymak. Yerine geçmek. Hastalanan ya da gelmeyen bir oyuncunun rolünü oynamak. Yerine başkasını koymak. Başkasıyla değiştirmek. Yer değiştirmek.

 

Judge : Hakim. Hüküm vermek. Yarış yargıcısı. Yargılamak. Muhakeme etmek. Yan yargıcı. Değer biçmek. Hakemlik etmek. Tahmin etmek. Atma ile atlamalarda denemelerin geçersizliğini saptayan, geçerli denemelerin ölçümünü yaparak çizelgesine geçiren yargıcı.

Exchange : Mübadele. Almak. Karşılıklı olarak yapmak. İki parçacığın tüm yerlemlerinin (uzay yerlemleri ve fırılı) karşılıklı olarak birbirleri ile değiştirilmesi. Değiş tokuş etmek. Eksiciklerin tek tek belirlenememesi yüzünden, eksicikler karşılıklı yer değiştirince gözlenebilir niceliklerin değişmez kalması olayı. Değiş-tokuş. Değişim. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Takas etmek.

Interchange : Değişim (arasında). Değiştokuş etmek. İki ya da daha çok yolun kesiştiği ve taşıt gidiş gelişinin değişimine olanak verecek biçimde dolaşım gereçleriyle düzenlenmiş kent kesimi. bk. düzeydeş geçit. Birbirinin yerine geçmek. Değişme. Takas etmek. Yerlerini değiştirmek. Kavşak. Takas.

Gauge : Ölçümlemek. Ayarlık. Ölçü aygıtı. Ölçme aleti. Basınç, sıcaklık, akışkan düzeyi, aralık gibi nicelikler ölçen özel aygıt. Kalibre. Mikyas. Hacim. Ölçü. Kriter.

Approximate : Andırmak. -e yakın olmak. Yaklaşık. Hemen hemen doğru ama tam değil. Yakınlaşmak. Benzemek. Tahmin etmek. Yaklaşık olmak. Yaklaşmak. Yaklaştırmak.

Estimate : Fikir edinmek. Kestirmek. Oranlamak. Ücretlendirmek. Kestirim. Takdir. Hesaplamak. Takdir etmek. Hesap. Değerlendirmek.

 

Guess : Düşünmek. Tahmin etmek. Oranlamak. Sezmek. Tahminde bulunmak. Tahmin. Keşfetmek. İçine doğmak. Sanmak. Zannetmek.

Substitute : Yedek. Vekalet etmek. Birini başkasının yerine geçirmek. Yerine geçmek. Yerine koymak. Yerine geçen kimse. Vekalet ettirmek. Alternatif olarak kullanmak. Yerine çalıştırmak. Yerine kullanmak.

Truncal zıt anlamlı kelimeler, Truncal kelime anlamı

Long : Uzun. İstemek. Hasret olmak. Gözlemek. Özlemini çekmek. Hasretini çekmek. Hasret kalmak. Özlemek. Arzu etmek. Susamak.

Lengthen : Uzamak. Daha uzun yapmak. Sulandırmak. Uzatmak. Uzanmak.

Truncal ingilizce tanımı, definition of Truncal

Truncal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the trunk, or body.