Truthless türkçesi Truthless nedir

Truthless ingilizcede ne demek, Truthless nerede nasıl kullanılır?

Truth and belief : Gerçek ve inanma. Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncunun yaşam gerçeğinden sahne gerçeğine geçmesindeki sanatsal işlem. bu işlemde oyuncunun yaratacağı kişi ve olay, seyircinin inanması gerektiği gibi ortaya çıkarılır. oyuncu, kendini zorlamadan yaptıklarına inanacaktır.

Truth function : Doğruluk fonksiyonu. Doğruluk işlevi.

Truth or dare : Gerçek veya cüret. Oyuncuların utandırıcı bir soruya cevap vermeyi veya zor ve gülünç bir görevi yerine getirmeyi seçtikleri sosyal oyun. Doğruluk mu cesaret mi.

Truth to life : Gerçeğe bağlılık. Gerçeği yansıtma.

Truth to nature : Doğayı yansıtma. Doğadaki gibi olma.

The moment of truth has come : Gerçeğin anı geldi. Son ve belirleyici an geldi. Kader ve karar anı yaklaşıyor. Gerçeğin zamanı geldi.

The truth cannot be denied : Gerçek inkar edilemez. Gerçeği örtbas etmek imkansızdır. Gerçek başka hiçbirşey değil sadece gerçek.

Admitted the truth : Hakikati kabul etti. Gerçeği kabul etti. Gerçeği itiraf etti.

The truth came out : Gerçek açığa çıktı. Gerçek bulundu. Bu konuda daha fazla şüpheye veya tereddüte mahal yok. Gerçek ortaya çıktı.

 

Meaningless truth value : Çağdaş mantıkta bir nesne ya da özelliğin başka bir dil düzeyinden yüklem alması durumunda beliren ve "doğru" ya da "yanlış’’ın dışında kalan doğruluk değeri. Anlamsız doğruluk değeri.

İngilizce Truthless Türkçe anlamı, Truthless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truthless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Counterfeited : Sahte şey. Kalp para basmak. Sahte. Kalp para. Basmak. Taklit etmek. Yapmacık. Para basmak. Sahtesini yapmak.

Pitiless : Gaddar. Dinsiz. Merhametsiz. Taşyürekli. Taş yürekli. Kıyıcı. Şefkatsiz. Amansız. Acımasız. Kalpsiz.

Fabricator : Birleştirici. Sahtekar. Fabrikatör. Uydurmacı. Uydurukçu. İmalatçı. Sahteci. Yapan ya da imal eden kimse.

Beguiling : Aldatan. Ayartıcı. Kandırıcı.

Catchiest : Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Kolayca akılda kalan. Alımlı. Çekici. Cazip. Akılda kalıcı. Akılda kolay kalan. Hileli. Hoş.

Devious : Hileli. Hilekar. Sapa. Çapraşık. Eğri büğrü. Üçkağıtçı. Dürüst olamayan. Dolandırıcı.

Catchy : Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Alımlı. Çekici. Akılda kalıcı. Hileli. Hoş. Akılda kolay kalan. Kolayca akılda kalan. Cazip.

Deceiver : Düzenbaz. Yalancı kimse. Hilekar.

Counterfeit : Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Sahte. Kaçak eşlem. Kalp. Taklit. Kalp para basmak. Bir markanın özdeşi. Sahte şey. İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahtesini yapmak.

Chimeric : Düşsel. Farazi. Yanıltıcı. Yanılsamalı. Hayali.

Truthless synonyms : insubstantial, astomatous, dishonorable, unreal, artificial, merciless, falser, unsavoury, wirespun, crooked, unmerciful, imaginary, unsubstantial, delusive, confusional, unequitable, coloured, out there, colored, remorseless, unhonest, catchier, aery, colourable, baffling, dishonest, dishonourable, falsificator, unpitying, coloreds, artful, fanciful, false.

 

Truthless zıt anlamlı kelimeler, Truthless kelime anlamı

Merciful : Acıyıcı. Sevecen. Acı çektirmeyen. Şefkatli. Bağışlayıcı. Rahim. İnsaflı. Merhametli.

Stomatous : Ağızlı.

Truthless ingilizce tanımı, definition of Truthless

Truthless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dishonest. Dishonest. Devoid of truth. Spurious. Faithless.