Turnike nedir, Turnike ne demek

Turnike; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • İnsanların teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uçlarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kan akıntısını durdurmak için bacaklara sarılan sıkı sargı.

İngilizce'de Turnike ne demek? Turnike ingilizcesi nedir?:

tourniquet

Turnike anlamı, tanımı:

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Teker : İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Tekerlek. Tekerlek biçimde olan. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi.

Geçme : Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak.

 

Çevre : Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi.

Düzen : Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Alet edevat takımı. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Yerleştirme, tertip. Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile.

Yatay : Durgun bir su yüzeyine veya zemine paralel, düşey doğrultusuna dikey olan, ufki.

Diğer dillerde Turnike anlamı nedir?

İngilizce'de Turnike ne demek? : n. turnstile, toll gate, toll bar, tourniquet

Fransızca'da Turnike : tourniquet [le], garrot [le], moulinet [le]

Almanca'da Turnike : n. Drehkreuz, Haspel

Rusça'da Turnike : n. турникет (M), вертушка (F)