Tussive türkçesi Tussive nedir

  • Öksürüğe ait.
  • Öksürüksel.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tusif.
  • Öksürtücü, öksürüğe ait, öksürükten ileri gelen.
  • Tussif.

Tussive ingilizcede ne demek, Tussive nerede nasıl kullanılır?

Antitussive : Öksürük kesici. Öksürük geçiren. Öksürük önleyici veya dindirici. Antitussif. Öksürük kesen. Antitusif. Öksürük ilacı. Öksürük geçirici. Öksürük refleksini merkezi veya periferik etkileriyle önleyen. Antitüssif.

Tussis : Öksürük. Öksürük (pataloji).

Bordetella pertussis : Boğmacaya neden olan bakteri.

Pertussis : Boğmaca. Boğmaca öksürüğü.

Tussah : Esmer ipek. Hint ipeği.

Tussock moths : Tombul güve. Ağılı tüycüklerle kaplı tırtıl çağında, deri ve göz yangılarına yol açan, yine bu çağda oburca yaprak yiyerek bitki sağlığına da büyük zarar veren, kısa duyargalı gecekelebekleri familyası. Çalı güvesi. Tombul güveler.

Tussled : Uğraşmak. Dövüşmek. Boğuşmak. Mücadele. Cebelleşmek. Kapışmak. Uğraşma. Dövüş. Mücadele etmek. Kavga.

Tussless : Boğuşmak. Dövüş. Mücadele. Kapışmak. Uğraşma. Kavga. Mücadele etmek. Uğraşmak. Dövüşmek. Cebelleşmek.

Tussal : Öksürükle ilgili. Öksürükle alakalı (pataloji). Öksürüğün sebep olduğu.

Tussock : Ot öbeği. Sağ demeti. Çimen topağı.

 

İngilizce Tussive Türkçe anlamı, Tussive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tussive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Resistless : Mukavemetsiz. Dayanılmaz. Dirençsiz.

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Big : Önemli. Büyük. Popüler. Ünlü. Kocaman. İri.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Passiveness : Pasiflik. Edilgenlik. Faaliyetsizlik. Dirençsizlik. Edilginlik.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak.

 

Tussive synonyms : hands off, abdominal distention, unresisting, a dna, inactive, monumental, supine, a amplitude mod, passivity, a band, abdominal pain, abdomen, abdominal ovariectomy, large, a c syndrom, a c deformity, monolithic.

Tussive zıt anlamlı kelimeler, Tussive kelime anlamı

Active : Canlı. Kıvrak. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çevik. Çalışkan. Etkin. Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). İşleyen. Üretken.

Small : Zayıf. Ufak ufak. Ufacık. Küçük. Sıradan. Küçücük. Fakir. Az. Arka. Küçük küçük.

Little : Önemsiz. Az. Birazcık. Az miktar. Küçük. Be.az miktarda. Ufak şey. Ufak. Değersiz. Kısa.

Tussive ingilizce tanımı, definition of Tussive

Tussive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Caused by coughing. Pertaining to a cough.