Tussocks türkçesi Tussocks nedir

  • Sağ demeti.
  • Çimen topağı.
  • Ot öbeği.

Tussocks ingilizcede ne demek, Tussocks nerede nasıl kullanılır?

Tussock caterpillar : Çalı tırtılı.

Tussock moth : Çalı güvesi. Tombul güve.

Tussock moths : Çalı güvesi. Tombul güveler. Ağılı tüycüklerle kaplı tırtıl çağında, deri ve göz yangılarına yol açan, yine bu çağda oburca yaprak yiyerek bitki sağlığına da büyük zarar veren, kısa duyargalı gecekelebekleri familyası. Tombul güve.

Tussock : Ot öbeği. Sağ demeti. Çimen topağı.

Tussocky : Topak şeklinde.

Tussless : Cebelleşmek. Dövüşmek. Boğuşmak. Mücadele. Uğraşmak. Dövüş. Kavga. Uğraşma. Kapışmak. Mücadele etmek.

Tussore : Tüsor. Tusor. Tuser ipek böceği. Kaba ipek.

Tussles : Mücadele. Boğuşmak. Mücadele etmek. Dövüşmek. Kapışmak. Dövüş. Kavga. Uğraşma. Uğraşmak. Cebelleşmek.

Tussah : Esmer ipek. Hint ipeği.

Tussle : Boğuşmak. Dövüşmek. Kavga. Mücadele. Dövüş. Kapışmak. Uğraşma. Mücadele etmek. Uğraşmak. Cebelleşmek.

İngilizce Tussocks Türkçe anlamı, Tussocks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tussocks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coma : Bilinç kaybının eşlik ettiği derin uyku durumu. Kuyrukluyıldız saçı. Kuyruk saçılması. Püskül. Hemen hemen tüm hayvanlarda ölüme yakın dönemde biçimlenen bazen birkaç gün süren, organizmanın savunma mekanizmasının iflas ettiğini gösteren, çeşitli nedenlerle beynin etkilenmesiyle oluşan ilgisizlik ve bilincin tamamen kaybıyla belirgin bozukluk. Derin baygınlık. Kuyruklu yıldız çekirdeğini saran ışıklı gazyuvarı. Uzay, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuyruk sapması. Optik eksen üzerinde yer almayan konunun görüntüsünde ortaya çıkan, eksen üzerinde olmayan bir noktayı tam bir nokta olarak değil, bir kuyruklu yıldız ya da virgül biçiminde yansıtan mercek kusuru.

 

Wisp : Uzunca birkaç tel (saç). Ufacık şey. Demet deste. Demet. Deste. Bağlam. Küçük süpürge. Ufak demet. Süpürmek. Tutam.

Clustering : Bir dizi benzer şeyi gruplandırma. Salkımlama. Bir açıkuçlu soruya alınan değişik yanıtların kavramsal ilişkilerine göre anlamlı yanıt kümelerine ayrılması. Kümelenme. Örnek birim geliştirme. Gruplaştırma. Kümeleme. Kümeleyen.

Clump : Küme. Yığın. Yığmak. Ağır ağır atılan adımların sesi. Ayak sesi. Yumruklamak. Kümeye eklemek. Ağır adımlarla yürümek. Ağır ve gürültülü adımlarla yürümek. Tok ses.

Tuft : Öbek. Kümelemek. Top. Perçem. Sıklık. Öbek (ot). Demet. Sorguç. Sorguç (kuşun tepesindeki). Küme.

Cluster : Kümelenmek. Kluster. Türküm. Bir araya getirmek. Demet. Süt sağım ünitesi montaj tablası. Salkım. Toplamak. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Küme.

Bunch : Deste. Kırışmak. Toplamak. Salkım. Bağlam. Dermek. Toplanmak. Deste yapmak. Takım. Demet.

Hassock : Küçük oturak. Diz yastığı. Sık çimen parçası. Diz yastığı (kilise). Puf. Ayak dayayacak minder.

Tussocks synonyms : witch broom, witches' broom, hexenbesen, staghead, tussuck, tussock.