Tutacak nedir, Tutacak ne demek
Yerel Türkçe anlamı:
Maşa biçiminde bir çeşit araç.
Tutacak kısaca anlamı, tanımı:
Sıcak : Havadaki yüksek ısı. Dostça olan, sevgi dolu. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Sıcak yer. Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Hamam.
Mutfak : Yemek pişirilen yer, aş damı. Yiyecek kültürünün tamamı.
Araç : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt.
Tutmak : Beklenen sonucu vermek. Bir şey düşünmek. Ele geçirmek, yakalamak. Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek. Ulaşmak, varmak. Yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak. Sarmak, bürümek. Bağlamak. Varsaymak, farz etmek. Uğramak. Hedef olarak almak. Benimsemek, beğenmek. Otobüs, vapur, uçak vb. hasta etmek. Uygun gelmek, çelişmez olmak. Bir sanat eseri geniş ilgi görmek. Gereğini yapmak, yerine getirmek. Denetimi ve yetkisi altına almak. Bir işe herhangi bir anlayışla girişmek. Yanında bulundurmak, alıkoymak. Bir yerde kalmasını sağlamak. İşgal etmek. Başlamak. İzlemek. Kullanmak. Alacağa veya vereceğe saymak. İş görebilmek. Herhangi bir durumda kalmasını sağlamak. Bırakmamak. Bir kimsenin yerini almak. Avlamak. Yaklaştırmak. Bir şeyi kullanması için uzatmak. Kaplamak. Elde bulundurmak, ele almak. Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak. Sürmek, zaman almak. Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak. Para toplamı ...-e varmak, değeri olmak. Desteklemek, birinden yana çıkmak. Asılmak, kuvvetlice sarılmak. Herhangi bir durumda bulundurmak. Kapatmak, sarmak. Beddua, dua, ah vb. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak. Biriktirmek, tasarruf etmek. Hizmetine almak veya kiralamak. Askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj. Sunmak.
Şerit : Dar, uzun kıyı parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası. Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan.
Çift : Küçük maşa veya cımbız. Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş.
Tutaç : Tutacak. Laboratuvar maşası.
Tutacak ile ilgili Cümleler
- Tutacak ya da fırın eldivenleri kullanmazsan ellerini yakarsın!
- Ben matematikte iyi olmadığım için umarım benim ailem bana özel bir öğretmen tutacak.
- Ne kadar tutacak?
- Ali ve Mary sözlerini tutacaklar.
- Bu, kaç para tutacak?
- Beni tutacak ve bana her şeyin iyi olacağını söyleyecek birine ihtiyacım var.
- Ali sözünü tutacak, umarım.
- Tutacak zor bir programın var.
- Bu seni sıcak tutacak.
Diğer dillerde Tutacak anlamı nedir?
İngilizce'de Tutacak ne demek? : n. handgrip, handhold, handle, holder, grab handle
v. hold, hold up, get hold of, seize, catch, keep, take, favor, favour [Brit.], support, stick to, affect, abide by, add up to, bespeak, bind, book, charter, check, choke, choke back, choke down, choke off, claw hold of, clench, clutch, cog, cohere
Fransızca'da Tutacak : manche [le], prise [la], poignée [la]
Almanca'da Tutacak : n. Halter


Bu kısımda Tutacak nedir? Tutacak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tutacak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tutacak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.