Twig türkçesi Twig nedir

Twig ile ilgili cümleler

English: He cut a twig from the tree with his knife.
Turkish: O bıçak ile ağaçtan ince bir dal kesti.

English: Ali heard a twig crack.
Turkish: Ali bir dalın çatladığını duydu.

Twig ingilizcede ne demek, Twig nerede nasıl kullanılır?

Peach twig borer : Şeftali güvesi. Şeftaliden başka, kayısı, badem ve eriklere de hem filiz, hem meyve çağında üşüşen 5 mm. boyunda kelebek.

Hop the twig : Nalları dikmek. Ölmek. Kuyruğu titretmek.

Twigged : Çubuk. İncelemek. Dal (ince). Sürgün. Anlamak. Kavramak. İnce dal. Dal. Dalcık. Çakmak.

Twiggen : İnce dallardan yapılmış.

Twiggier : Dala veya filize benzer. İnce dallarla dolu. Filizlerle veya sürgünlerle dolu. İnce. İnce dallarla veya sürgünlerle alakalı. Narin.

Twiggiest : İnce. Narin. İnce dallarla dolu. Dala veya filize benzer. Filizlerle veya sürgünlerle dolu. İnce dallarla veya sürgünlerle alakalı.

Twice : İki kez. İki defa. Mükerrer. Köhne. İki katı. İki misli. İki sefer. İki kere. İki kat.

Twibil : Bir ucu keser diğeri balta olan alet.

Twice a month : Ayda iki kere.

Twice a day : Günde iki kere ilaç alınması. Günde iki kez. Günde iki kere.

 

İngilizce Twig Türkçe anlamı, Twig eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twig ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Furcate : Bölünmek. Çatallı. Dallı. Ayrık. Ayrılmak. Çatallanmak.

Apperceived : İdrak etmek.

Withy : Söğüt dalı. Bodur söğüt.

Flash : Yakmak. Parlama. Ani ışık. Radyo ya da televizyonda olağan yayın kesilerek verilen çok önemli kısa haber. Görünüp hızla kaybolmak. Çok hızlı hareket etmek. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Böbürlenmek. Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi. Yıldızı parlamak.

Banishment : Atma. Aforoz. Uzaklaştırma. Sürgün cezası. Nefiy. Kovma.

Bud : Aşılamak. Gonca. Bitkilerde büyümeyi sağlayan, çiçek ve yaprak gibi organları veren uç noktalar. Filizlenmek. Tomurcuk. Gelişmemiş şey veya kimse. Ahbap. Aşı. Sürmek. Konca vermek.

Absorb : Absorbe etmek. Karşılamak (masrafı). Çekmek. Sönümlemek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). İçine çekmek. Emmek.

Apperceive : İdrak etmek.

Accepts : Üstlenmek. Kabul etmek. Katlanmak. Hazmetmek. Almak. Kabullenmek. Onaylamak.

Flashed : Akla gelmek. Atmak (bakış). Böbürlenmek. Parlamak. Işık tutmak. Aydınlatmak. Yakmak. Görünüp hızla kaybolmak. Yıldızı parlamak.

 

Twig synonyms : bites, embranchment, construe, drive, twing, member, apprehends, analysed, chopsticks, deportee, beetled, appreciated, bough, crossbars, caput, bead, dendrites, ascertains, ramrod, audit, branches, ramrods, rod, batons, offshoots, drives, baton, deportation, carried, apprehend, analyzes, diarrhoea, actualise.

Twig ingilizce tanımı, definition of Twig

Twig kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To twitch. To understand the meaning of. To comprehend. A small shoot or branch of a tree or other plant, of no definite length or size. To tweak. To beat with twigs. As, do you twig me?. To pull.