Twilights türkçesi Twilights nedir

Twilights ingilizcede ne demek, Twilights nerede nasıl kullanılır?

Twilight airglow : Tan olayına ilişkin hava aydınlığı. Tan aydınlığı. Lan aydınlığı.

Twilight area : Kent özeğine bitişik ya da onu çevreleyen, yapıların ölçünleri düşük, görünüşü bozuk, toprak değerleri yükselmiş, yapıları karma kullanımlara ayrılmış, türlü kentsel işgörü ve kolaylıklar yönünden dar boğazları ve toplumsal sorunları olan alan. bk. çöküntü bölgesi. bir kent içinde belli bir kullanım türünden bir başka kullanım türüne ya da belli bir toplumsal ve ekonomik kümenin elinden bir başkasının eline geçiş süreci içinde olan bölge. Geçiş bölgesi.

Twilight of the gods : Tanrıların alacakaranlığı. Tanrılarla devlerin savaşı (mitoloji terimi).

Twilight sky : Gün battıktan sonra alaca karanlığa bürünmüş olan gök. Alaca gök.

Twilight sleep : Doğumda kullanılan hafif anestezi.

Twilight vision : Az ışıkta görebilme.

Astronomical twilight : Astronomi tanı. Güneş batması ile yıldızların görülebildiği zaman arasındaki hava aydınlığı. Astronomik gün ağarması. Gökbilim tanı. Astronomik alaca karanlık. Astronomik şafak. Gökbilim tam.

 

Nautical twilight : Deniz alaca karanlığı. Deniz tanı. Deniz şafağı. Akşam deniz tanı. Açık denizlerde, güneş battıktan sonra yıldızlar görününceye dek geçen zaman aralığı.

Twilight state : Yetersiz bilgi. Alacakaranlık durumu.

Twilight world : Belli olmayan durum. Belirsizlik.

İngilizce Twilights Türkçe anlamı, Twilights eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twilights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Day spring : Güneşin doğuşu. Günün ilk ışığı. Gün içinde güneşin ufuk üzerine yükseldiği zaman. Şafak sökmesi.

Gloaming : Akşam karanlığı.

Cockshut : Alaca karanlık (ingiliz argosu). Günün sonu. Akşam üzeri. Çullukları yakalamak için ağ. Akşam.

Fall : Düşüş. Yıkılma. Eğimli olmak. Yaralanmak. Oturmak (laf). Başlamak. Düşmek. Gece çökmek. Dökülmek. Ölmek.

Visible radiation : Görünür ışınım. Gözle görünür radyasyon. Görünür radyasyon. Görünebilir radyasyon. Akımmıknatıssal izge içinde kırmızıdan mora değin giden ışınım kuşağı.

Degenerateness : Soysuzluk. Bozulma. Ahlaksızlık. Yozlaşma. Dejenere olma.

Breaking down : Ayrılma. Çökme. Yerle bir olma. Kesim. Bir filmin kaba kurgusuna hazırlık olarak kesilmesi işi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dağılma.

Evenfall : Akşam.

Breakups : Bozulma. Bozulmalar. Ayrılma. Dağılma. Parçalanma.

Early morning : Sabah erken.

Twilights synonyms : crepuscule, crackup, first light, crepuscle, aurora, debacle, break, decadency, crackups, light, first lighting, evening twilight, duskiness, dimmed light, dusks, decay, dusking, decadence, dim lights, shadows, gloamings, cockcrow, evening, time of day, dayspring, gloam, anti climax, morning, eve, darkish, collapse, evenfalls, daylight.

 

Twilights zıt anlamlı kelimeler, Twilights kelime anlamı

Improvement : Düzelme. Islah etme. İyileştirme. Düzeltme. İlerleme. İyileşme. Gelişim. Bulguda düzeltilmesi gereken nitelikleri yerine getirme. Islah. Kalkındırma.

Light : İnmek. Nur. Rastlamak. Soba yakmak. Işımak. Gerçekleşmek. Hafif. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım.