Breakups türkçesi Breakups nedir

Breakups ingilizcede ne demek, Breakups nerede nasıl kullanılır?

Colour breakup : Renk çözülmesi.

Breakup : Bozulma. Sona erme. Dağılma. Bozuşma. Parçalanma. Kırılma. Ayrılma. Çöküş. Son. Çözülüm.

Break a code : Kod kırmak. Şifre kırmak. Şifreyi bulmak. Şifreyi çözmek.

Break a contract : Kontrat ihlal etmek. Sözleşmeye uymamak. Anlaşmayı ihlal etmek. Sözleşmeyi bozmak. Yasal bir anlaşmayı ihlal etmek.

Break a habit : Alışkanlığı kesmek. Alışkanlığı bırakmak. Bir alışkanlığı bırakmak. Kötü alışkanlıktan kurtulmak. Alışkanlıktan kurtulmak. Bir alışkanlıktan vazgeçmek. Bir bağımlılıktan kurtulmak.

Break a leg : Bol şans. İyi şanslar. Şeytanın bacağını kırmak.

Break an agreement : Anlaşmayı bozmak. Sözleşmeyi bozmak. Anlaşma bozmak.

Break a sweat : Terlemeye başlamak. Çok çalışmak. Ter dökmek. Çok çaba sarf etmek.

Break a promise : Sözünde durmamak. Verdiği sözü bozmak. Dönmek. Sözünden dönmek. Verdiği sözü yerine getirmemek. Sözünü tutmamak.

Break a strike : Grevi kırmak. Bir grevi bozmak. Çalışanların geri kalan kısmı grevdeyken çalışmak. Bir grevin dağılması. Grevi dağıtmak.

İngilizce Breakups Türkçe anlamı, Breakups eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Breakups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breakdown : Altbölüm. Sinir bozukluğu. Çökme. Çöküntü. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Analiz. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Tutukluk. Sağlığın bozulması.

Splinter : Yarıp uzun parçalara ayırmak. Paramparça olmak. Dağılmak. Parçalamak. Paramparça etmek. Parçalanmak. Yarmak (uzun). Kıymık. Küçük parçalara ayırmak. Ufak gruplara bölünmek.

Disjoint : Dağıtmak. Ayrışık. Ek yerlerinden ayırmak. Ayırmak. Birleştiği yerden ayırmak. Yerinden çıkarmak. Eklem yerinden ayırmak. Parçalamak. Sökmek. Parçalarına ayırmak.

Dissipate : Boşa harcamak. Aptalca harcamak. Dağıtmak. Harcanmak. Yaymak. Har vurup harman savurmak. Çarçur etmek. Yok etmek. Dağılmak. Gidermek.

Break with : İle bağını koparmak. Köprüleri atmak. İlgisini kesmek. Tüm ilişkiyi kopartmak. Bağlantıyı koparmak. Selamı sabahı kesmek. İlişkisini kesmek. -den ayrılmak. İlişkiyi kesmek. Ayrılmak.

Brack : Kırılma. Aralık. Çatlama.

Being impaired : Hasarlanmış olma. Bozulmuş olma. Yaralanma. Hasarlı olma. Yaralanmış olma.

Deteriorations : Çürüklük. Kötüleşme. Gerileme. Fenalaşma. Bozunum. Kötüye gitme.

Demerger : Şirket bölünmesi. İşletmenin bir bölümünü ayırarak elden çıkarma. Bir şirketin daha büyük bir grup veya şirketten ayrılması. Şirket ayrılması. (britanya ingilizcesi) iki veya daha fazla şirket arasındaki birleşmenin feshedilmesi.

Breakups synonyms : disunify, give the bounce, break apart, give the axe, being torn, break, brachiating, cleavages, checkout, disunite, conge, breaking down, disintegrations, cracking, decampment, breaking up, desintegration, part, corrosion, confusions, deterioration, break away, breach, decompositions, debacle, corruptness, crackings, abruption, secede, give the gate, degradation, diaspora, came apart.

 

Breakups zıt anlamlı kelimeler, Breakups kelime anlamı

Unify : Bütünlestirmek. Bir örnek yapmak. Birlestirmek. Bütünleştirmek. Tekbiçimli kılmak. Birleştirmek. Aynı yapmak. Bütün haline getirmek.

Integrate : İntegralini almak. Entegrasyon yapmak. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. İlave etmek. Birleştirmek. Tümlemek. Tümlevini almak. Bütünleştirmek. Katmak. Entegre etmek.