Being impaired türkçesi Being impaired nedir

  • Bozulma.
  • Bozulmuş olma.
  • Hasarlanmış olma.
  • Yaralanma.
  • Yaralanmış olma.
  • Hasarlı olma.

Being impaired ingilizcede ne demek, Being impaired nerede nasıl kullanılır?

Being : Yapı. Varlık. Bilinçten bağımsız olarak var olan nesnel dünya ya da özdek. Oluş. İnsan. Mevcudiyet. Olma. Tanrı. Yaratık. Vücut.

Impaired : Zarar görmüş. Bozulan. Bozulmuş. Hasarlanmış. Zayıflamış. Etkilenmiş. Zayıflatılmış.

Being a native born israeli : İsrail yerlisi olma. İsrail'de doğmuş ve büyümüş olma. Anayurdu israil olma.

Being a shareholder : Hissedarlık.

Being abandoned : Terk edilmiş olma. Reddedilmiş olma. Bırakılmış olma. Ortada bırakılmış olma.

Being absorbed : Absorbe edilmiş olma. Emilmiş olma. İçine çekilmiş olma. Soğurulmuş olma. Asimile dilmiş olma.

İngilizce Being impaired Türkçe anlamı, Being impaired eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Being impaired ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Breaches : İhlal. Uymama. Dalgaların sahile vurup kırılması. Çiğneme. Bozma (anlaşmayı). Gedik. Yarık.

Wounding : Yaralanmış. Acıtıcı. Yaralama. Fiziksel zarar verme. Cerh.

Lacerations : Kırma. Yırtma. Kesilme. Yırtılma. Keskin kısımlar.

Wound : Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır. İncitmek. Yara. Bere. Kalbini kırmak. Cerh etmek. Vurmak. Sarılı (bobin).

 

Becoming defiled : Kirlenmiş olma. Lekeli hale gelme. Kirlenme. Lekelenmiş olma. Bulaşmış olma. Bulaşılma.

Pounding : Dövülme. Vurulma. Vurma. Darp. Dövme. Vuruş. Çakma. Tapırtı.

Breakdowns : Tutukluk. Çalışma arızası. Sinir bozukluğu. Çöküntü. Sağlığın bozulması. Analiz. Çökme. Tahlil. Arıza.

Breach : Dalgaların sahile vurup kırılması. Uymama. Bozma (anlaşmayı). Çiğneme. Yarık. İhlal. Gedik açmak. Bozmak. Karşı gelmek.

Corruption : Yolsuzluk. Rüşvetçilik. Ayartma. Yozlaşma. Namussuzluk. Rüşvet. Yozlaştırma. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Yozlaştırma (dili). Yedirim.

Breakups : Dağılma. Bozulmalar. Ayrılma. Parçalanma. Çöküş.

Being impaired synonyms : breakup, corrosion, debauchedness, confusions, being hurt, corruptions, being spoiled, came apart, being injured, trauma, laceration, bodily harm, confusion, decay, traumatization, breakdown, packet, packets.