Twin deficit türkçesi Twin deficit nedir

  • İkiz açık.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Bir ekonomide cari işlemler açığı ile bütçe açığının bir arada bulunduğu durum. krş. üçüz açık.

Twin deficit ingilizcede ne demek, Twin deficit nerede nasıl kullanılır?

Twin : Kardeş okul veya şehir olmak. Eş. Bilgisayar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İkiz kardeş. İki ayrı cins kristal bireyinin, ortak ağcık bölümlerinden başlayarak bir düzleme (ikiz düzlemi) ve bir eksene (ikiz ekseni) ya da bunlardan birine göre, bakışımlı olarak gelişmeleri sonucunda oluşan kristal. İkiz. İkili. Bir başka okulla veya şehirle eşleşmek. Çifte. İkizlerden biri.

Deficit : Hesap açığı. Tecim işlerinde ve genel olarak ödenekliklerde o kuruluşun gelirleriyle giderleri arasındaki olumsuz-dengesizlik, giderin gelirden fazla olması. kasa, ambar, mal değerlerinin sayım sonucu yazılımlara göre eksik çıkması. Eksiklik. Açık (hesaplarda). Açık. Dezavantaj. Zarar. Gelirin gideri karşılamaması durumu. bk. gedik. Açık (bütçe veya hesap vb'nde). Açık (mali).

Twin axis : Bir ikiz buzsulun iki eksenine de dik olan çizgi. İkiz eksen.

Twin bed : 99 x 190 cm boyutlarında tek kişilik yatak. Çift yatak. İki kişilik bir odadaki tek kişilik iki yataktan her biri. Tek kişilik yatak. İkiz yatak. Birleştirilen iki tek kişilik yataktan biri. French yatak.

 

Twin beds : Çift yatak. İki yatağı olan. İki tane tek kişilik yatak.

Twin bill : Suretli fatura. (tek film fiyatına) iki film birden.

İngilizce Twin deficit Türkçe anlamı, Twin deficit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twin deficit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Twin deficit synonyms : ability to pay principle, abolition of forced labour convention, a group shares, a change in supply, ability to pay approach, a change in individual demand.