Twin türkçesi Twin nedir
- Çifte.
- Bir başka okulla veya şehirle eşleşmek.
- İkiz.
- İkiz doğurmak.
- İkili.
- Çift.
- Eş.
- İki ayrı cins kristal bireyinin, ortak ağcık bölümlerinden başlayarak bir düzleme (ikiz düzlemi) ve bir eksene (ikiz ekseni) ya da bunlardan birine göre, bakışımlı olarak gelişmeleri sonucunda oluşan kristal.
- Bilgisayar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Kardeş okul veya şehir olmak.
- İkizlerden biri.
- İkiz kardeş.
- İkiz doğum ürünü yavrulardan her biri, döl yatağı içinde tek veya çift yumurtadan gelişen iki dölütten her biri.
- Birbirine tamamen benzeyen.
Twin ile ilgili cümleler
English: Ali has a twin brother.
Turkish: Ali ikiz bir erkek kardeşi vardır.
English: Ali couldn't tell one twin from the other.
Turkish: Ali bir ikizi diğerinden ayıramadı.
English: Ali was totally different from his twin brother.
Turkish: Ali ikiz erkek kardeşinden bütünüyle farklıydı.
English: Ally loves playing with her twin sister Anne.
Turkish: Ally ikiz kız kardeşi Anne ile oynamayı seviyor.
English: Ali is Mary's twin brother.
Turkish: Ali Mary'nin ikiz erkek kardeşi.
Twin ingilizcede ne demek, Twin nerede nasıl kullanılır?
Twin axis : İkiz eksen. Bir ikiz buzsulun iki eksenine de dik olan çizgi.
Twin bed : İkiz yatak. French yatak. Tek kişilik yatak. 99 x 190 cm boyutlarında tek kişilik yatak. İki kişilik bir odadaki tek kişilik iki yataktan her biri. Birleştirilen iki tek kişilik yataktan biri. Çift yatak.
Twin beds : Çift yatak. İki tane tek kişilik yatak. İki yatağı olan.
Twin bill : (tek film fiyatına) iki film birden. Suretli fatura.
Twin brother : İkiz kardeş.
Twin feeder : İkili besleyici.
Twin engine : İki motoru olan. Çift motor.
Twin cable : İkili kablo.
Twin engine plane : İki motoru olan uçak. Çift motorlu uçak.
Twin deficit : İkiz açık. Bir ekonomide cari işlemler açığı ile bütçe açığının bir arada bulunduğu durum. krş. üçüz açık.
İngilizce Twin Türkçe anlamı, Twin eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Twin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Duet : İki ses için. İki ezgicinin karşılıklı söylediği ezgi. Duetto. Atışma. Düet. Düet yapmak. Düo. İkili ezgi.
In duplicate : Çift nüsha halinde. Çift olarak. İki suret halinde. İki suretli. İki nüsha halinde. İki kopyalı. İki kopya olarak. İki nüshalı.
Corresponding : Uyan. Mutabık. Uyumlu olan. Mektuplaşan. Denk. Yazışan. (bir şeye) eş. İlişkin. Tekabül eden.
Dual : Bazı dillerde adların, zamirlerin teklik-çokluk açısından iki varlığı iki nesneyi belirtmesi, çekimli fiilerde iki kişiyi göstermesi. ikilik şekli arap, yunan ve sanskrit gibi dillerde var olan bir şekildir. dilimizde ikilik yoktur. yalnız türkçeye arapçadan girmiş olan bazı eski kelimelerde veya osmanlıca metinlerde göze çarpar. -an ve -ayn ekleri ile kurulur. ar. taraf-eyn "iki taraf", ebe-v-eyn "ana-baba", harem-eyn "mekke ve medine", kamer-eyn "ay ve güneş", devlet-eyn-i fahim-eteyn "iki büyük devlet" vb. || arapçada ikilik, çekimli fiilerde de kurallı olarak kullanılmaktadır: kete-ba "iki erkek yazdı", ketebeta "iki kadın yazdı"; ketebtüma "iki erkek veya iki kadın yazdınız", tektübani "iki erkek veya iki kadın yazarsınız" gibi. İki eş parçalı. İkici. İki. Eşlek. İkizuzay. İkilik. İki kat. Çiftli.
Correspondent : Muhabir. Bir kimseyle sürekli mektuplaşan kişi. Taşra muhabiri. Uyan. Biriyle mektuplaşma. Televizyon için haber derleyen gazeteci. derlediği haberleri televizyonda kendi sunan gazeteci. Taşra ya da dış ülke muhabiri. Televizyon bildirmeni. Yazışan.
Couple : Karı koca. Çiftleştirmek. Koşut yönelimli, karşıt, eşit iki kuvvet. Eşleştirmek. Birleşmek. Kuvvet çifti. Bağlamak.
Macle : Tevem. Benek. İkiz kristal. Leke.
Matching : Uyuşturma. Uyumlu. Eşleştirme. Denk. Eşlendirme. Eşleme. Karşılaştırma. Eşleşen. Uydurma.
Ambi : İkisi de. İki.
Amphi : Amfi. İki yönden. iki yönlü. çevresinde. İki.
Twin synonyms : monozygotic twin, dizygotic twin, monozygous twin, compeers, bilateral, duets, alleles, shotgunned, counterpart, coequal, couple of, double bareled gun, di, shotguns, conjugate, duetted, cobber, cobbers, duplicate, coequals, companion, double, sibling, didymous, deuce, twin brother, binal, shotgun, bub, matched, diploid, fraternal twin, dichotomous.
Twin zıt anlamlı kelimeler, Twin kelime anlamı
Mismatched : Birbirine uymayan. Uyumsuz olmak. Uyumsuz. Birbirine uymamak.
Disagree : Anlaşamamak. Dokunmak. Bozuşmak. Yaramamak. Uyuşmamak. Atışmak. Karşıt görüşte olmak. Çelişmek. Uymamak. Sürtüşmek.
Twin ingilizce tanımı, definition of Twin
Twin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used chiefly in the plural, and applied to the young of beasts as well as to human young. To bring forth twins. Being one of two born at a birth. As, a twin brother or sister. To depart from a place or thing. One of two produced at a birth, especially by an animal that ordinarily brings forth but one at a birth. To cause to be twins, or like twins in any way.

Bu kısımda Twin kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Twin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Twin anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Twin ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.