Duet türkçesi Duet nedir

Duet ile ilgili cümleler

English: Ali sang a duet with Mary.
Turkish: Ali Mary ile bir düet yaptı.

English: The sisters played a duet on the violin and piano.
Turkish: Kız kardeşler piyano ve kemanla düet yaptılar.

Duet ingilizcede ne demek, Duet nerede nasıl kullanılır?

Duets : Atışma. Duetto. Düet. İkili. Düo. Düet yapmak. Çift. İki ses için.

Duett : Düet. İki sesli veya aletli şarkı veya başkaca müzik eseri.

Duetted : İki ses için. Düet. Çift. Düet yapmak. Atışma. İkili. Duetto. Düo.

Duetting : Düet. Duetto. İkili. Atışma. Düet yapmak. Düo. İki ses için. Çift.

Duettist : Düet sanatçısı.

Duetto : Düetto.

Due care : Gerekli ihtimam. Gerekli olan itina. Gereken özen. Gerekli özen. Gerekli dikkat.

Due east : Doğuya doğru. Tam doğuya doğru. Tam doğuya.

Due date register : Vade defteri.

Due bill : Vadesi gelmiş senet. Muaccel senet. Borç senedi.

İngilizce Duet Türkçe anlamı, Duet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dimer : Daha küçük iki özdeş molekül kombinasyonundan oluşan molekül (kimya). İki merli. İki monomerden oluşan moleküler yapı. Dimer. Aynı madde içerisindeki iki molekülünün birleşmesiyle oluşan bileşik.

 

Scrap : Ç.yemek artıkları. Dövüş. Dalaşmak. Iskarta. Paçavra. Kırık dökük eşya. Dalaş. Kırpıntı.

Twosome : İki kişi ile oynanan oyun. Çift kişilik dans. İki şey. İki kişilik. İki kişi. İki kişilik dans veya oyun.

Couples : İki. Çiftler. Eş. Karı koca.

Binary : İki terimli. Biner. İkili değer. İki elemanlı. İkilik. 0 ya da 1 gibi iki değer alabilen bir nesne ya da kavramın bu niteliği, örn. ikili sayı. İkili alaşımlar gibi iki birleşenden oluşan. İki bileşenli.

Dimers : Aynı madde içerisindeki iki molekülünün birleşmesiyle oluşan bileşik. İki merli. Dimer. Daha küçük iki özdeş molekül kombinasyonundan oluşan molekül (kimya).

Battle of words : Ağız dalaşı. Ağız kavgası. Söz düellosu.

Conjugate : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fiil çekimi yapmak. Konjugat. Eşlenik. Çift olan. Çekmek (fiil). Birleşmek. Eşli, eşit iki parçadan oluşan. immunoflouresan veya immünoperoksidaz boya yöntemlerinde olduğu üzere, antijenin tespiti için floresan veya enzim gibi bir belirteç proteiniyle birleştirilmiş antikor molekülünün antijenle birleştirilmesi. Molekül ya da örüt,yapısı içindeki doymamışlık noktaları birbirine bağlanmış olan kimyasal özdek.

Deuce : Aman. Kör talih. Tenis düs. Zarda dü. Dü (zar). İkili (zar). Berabere. Şeytan.

Duet synonyms : musical organization, same sex marriage, musical organisation, duette, musical group, diplo, duets, dipl, altercation, duett, amphi, bigeminal, couple of, duetted, row, pair, diploid, couples of, double, quarrel, duos, dual, couple, rumpus, bickering, duct, bipartite, recriminations, binal, duo, doublet, ambi, bilateral.

Duet ingilizce tanımı, definition of Duet

Duet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A composition for two performers, whether vocal or instrumental.