Udders türkçesi Udders nedir

  • Meme (hayvan).
  • Meme.
  • Hayvan memesi.
  • İnek memesi.

Udders ile ilgili cümleler

English: Cows have udders.
Turkish: İneklerin memeleri var.

Udders ingilizcede ne demek, Udders nerede nasıl kullanılır?

Budders : Fide. Tomurcuklanan şey. Filizlenen şey.

Judders : Titremek. Sarsılmak. Titreme. Titreşim. Titreşmek.

Rudders : Kılavuz. Dümen. Kuyruk dümeni. Uçağın sağa sola yönünü değiştirmek için kullanılan uçuş kumanda yüzeyi. Hava ve deniz taşıtlarında taşıta yön vermeye yarayan hareketli parça (dümen). Yönetim. İdare. Hile. Malt karıştırma küreği. Dalavere.

Shudders : Ürperme. Ürperti. Ürpermek. Titreyiş. Titreme. İrkilmek. Tüyleri ürpermek. Tüylerin ürpermesi. Zangırdamak. Titremek.

The shudders : Sarsıntılar. Salınımlar. Titreme. Tüylerin ürpermesi. Zangırdamak. İrkilmek. Sallamalar. Ürperti. Ürpermek. Çarpıntılar.

Udder infusion tubes : Yangılı meme lobunun tedavisi amacıyla meme başı deliğinden geçebilecek kanülü olan, antibiyotik çözelti içeren özel hazır meme şırıngası. Mastitis tüpü.

Udder abscess : Meme apsesi. Deri altı dokusunda ve bağ dokuda oluşan, bez kanallarıyla bağlantılı olamayan, irin içeren şişlik. meme bezlerinin tabanında oluşur, sütte herhangi bir değişim görülmez ve genellikle yaz mastitisine bağlı olarak biçimlenir.

 

Udder amputation : Meme ampütasyonu. Meme loplarından birisinin veya tamamının ameliyatla çıkarılması, mammektomi, mammotomi, mastektomi.

Balanced rudder : Kararlı istikamet düzeni. Dengeli dümen.

Pendulous udder : Sarkık meme. Memeleri asan bağların gevşek olması. böyle hayvanlarda, meme sağlığı risk altındadır.

İngilizce Udders Türkçe anlamı, Udders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Udders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jet : Fıskiye. Biryapımlı görünüşte, koyu kara renkte kömürleşmiş ağaç. Fışkırma. Jet uçağı ile uçmak. Jetle yolculuk yapmak. Fışkırtmak. Jet motoru. Jet uçağı. Oltu taşı. Hava ya da yakıtın akışını denetleyen ufak, delikli parça.

Booby : Ahmak. Bir tür deniz kuşu. Şavalak. Enayi. Salak. Sersem. Sümsük kuşu. En kötü oyuncu. Göğüs.

Low level : Düşük seviyeli. Düşük düzeyli. Alt düzey.

Ejector : Ejektör. Püskürgeç. Fışkırtıcı. Fıskıye. Fıskiye. Kiracıyı çıkaran. Boşaltıcı. Püskürtücü. Atan şey. Tahliye ettiren.

Boobies : Sümsük kuşu. Alık. Leyleksiler (ciconiiformes) takımının, sümsükgiller (sulidae) familyasından, tüyleri is renginde, tropik denizlere yatan yaşayan bir tür. Göğüsler. Kırmızı ayaklı sümsük kuşu. Göğüs. Aptal. En kötü oyuncu.

Ejectors : Fıskiye. Çıkarıcı. Tahliye ettiren. Püskürgeç. Fışkırtıcı. Kiracıyı tahliye ettiren. Boşaltıcı. Kiracıyı çıkaran. Atan şey.

Subordinate : İkinci plana almak. Desteklemek. Tali bir hale koymak. Ast. İkincil. Bağlamak. Alt. Tabi etmek. İkinci dereceye koymak. Daha az önemli saymak.

 

Dug : Kazılı. Kazılmış.

Mammary : Meme gibi. Mememsi. Memeli. Mamari. Omurgalı hayvanlardan memelilerin (mammalia) dişisinde bulunan ve canlı doğan yavrunun beslenmesini sağlamak üzere süt bezlerini kapsayan yapılar.

Bubbies : Arkadaş. Küçük bir erkek çocuğuna gayrıresmi hitap (argo terim). Kadın göğsü (halk ağzı). Kardeş. Memeler. Göğüsler.

Udders synonyms : knockers, breast, bubby, lobe, udder, dugs, lobes, mamilla, mamma.

Udders zıt anlamlı kelimeler, Udders kelime anlamı

Dominant : Hakim. Galip. Nüfuzlu. Üstün. Başat karakter. Etken. Egemen. Hükümran. Baskın. Dominant.

High : Öfkelenmek. Büyük vites. Rekor. Direnmek. Lise. Kabarmak. Uçma. Pikap. Necip. Yüksek basınçlı bölge.