Ululant türkçesi Ululant nedir

  • Uluyan.

Ululant ingilizcede ne demek, Ululant nerede nasıl kullanılır?

Zululand : Zulu halkının tarihsel olarak yaşadığı bölge. Güney afrika'da bir bölge.

Ululate : Feryat etmek. Ululat. Zılgıt çekmek. Ulumak.

Ululated : Ululat. Zılgıt çekmek. Feryat etmek. Ulumak.

Ululates : Ulumak. Zılgıt çekmek. Ululat. Feryat etmek.

Ululating : Feryat etmek. Zılgıt çekmek. Ulumak. Ululat.

Acetabulum : Sirke kabı, hokka çukuru, çanakçık, anatomide kalça eklemi çukuru. sestodlarda skoleks üzerinde bulunan tutunma organı. trematodların arka çekmeni. böceklerde bacakların yerleştiği göğüs üzerindeki boşluk. arachnida’da koksanın cebi. sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Asetabulum. Kalça kemerinde femurun başının girdiği cep. böceklerde bacakların yerleştiği toraks üzerindeki boşluk. s.arachnida'da koksanın cebi. şeritlerde ve sülüklerde konağa bağlanmaya yarayan vantuz. 5.sefalopodlarda kılların üzerindeki vantuzlar. Hokka çukuru. Asetabulüm. Çanakçık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çukur kalça kemiği.

Acutenaculum : Portegüyi.

Abaculus : Mozaik karo.

Ulu : Keskin olmayan tarafla dik açıda kısa bir sapa bağlanmış geniş neredeyse yarım daire şeklinde bıçağı olan çok amaçlı bıçak (ınuit veya eskimo kadınlarınca kullanılan geleneksel alet).

 

Ululation : Uluma. Zılgıt. Feryat. Ululasyon. Zılgıt çekme.

İngilizce Ululant Türkçe anlamı, Ululant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ululant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roar : Kükremek. Uğuldamak. Bağırmak. Bağırma. Çok bağırmak. Bağıra çağıra söylemek. Kışkırmak. Kükremek (aslan vb). Gürlemek. Gürleme.

Yawl : Yelkenli. İki direkli yelkenli. Yole. Gemi sandalı. Küçük filika. Gemi filikası. Filika.

Shout out : Bağırmak. Bağırarak söylemek. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Silahlı çatışma. Haykırmak.

Undulatory : Dalgalı hareket. Dalga dalga ilerleyen. Dalga gibi. Dalgalanan. Dalga biçiminde. Dalgamsı. İnip çıkan. Dalgalı bir şekil veya görünümde olan. Dalgalı.

Yaup : Çocuk gibi ağlamak. Ciya ciyak bağırmak.

Cry : Haykırma. Ağlamak. Bağırmak (hayvan). İlan etmek. Haykırmak. Bağırmak. Ağlama. Seslenmek. Çığlık atmak. Feryat.

Howlings : Uluma sesleriyle dolu. Uğultulu. Muazzam. Çok büyük. Kasvetli. Uluma. İnleyen. İnleme.

Howl : Bağırmak. Uğuldamak. Ulumak. Ürümek. İnleme. Kahkaha atmak. Uluma. İnlemek. Bağırma. Havlamak.

Howlers : Gülünç hata. Uluyan hayvan. Bağıran kimse. Gaf. Komik hata. Komut kornası.

Squall : Yaygara. Cırlamak. Cıyak cıyak bağırmak. Ani ve şiddetli rüzgar. Feryat etmek. Fırtına çıkmak. Feryat. Ciyak ciyak bağırmak. Cıyaklamak. Yaygara koparmak.

Ululant synonyms : waul, howling, hollo, call, scream, wail, yell, holler, wawl, shout, howler.

Ululant ingilizce tanımı, definition of Ululant

Ululant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wailing. Howling.